Çocuğunuz gerçekten “Bencil” mi?
Parktasınız. Hava mis gibi, her şey harika gidiyor. Çocuğunuz en sevdiği sarı kamyonuyla kumda oynuyor. Derken başka bir çocuk yaklaşıyor, gözünü o kamyona dikiyor ve elini uzatıyor. İşte tam o an, ebeveynlik radarlarınızda kırmızı alarmlar çalmaya başlıyor.Karşı tarafın ebeveynine çaktırmadan bir bakış atıyorsunuz. İçinizden hafif bir panik dalgası geçiyor: “Eyvah, şimdi oyuncağını vermezse ‘kötü eğitilmiş, bencil çocuk’ durumuna düşeceğiz.”
Ve o meşhur cümle ağzınızdan dökülüyor: “Hayatım, bak arkadaşın da oynamak istiyor. Ver biraz da o oynasın, paylaşmak güzeldir…”Çocuğunuz kamyonu daha da sıkı kucaklıyor, belki ağlamaya başlıyor, siz mahcup oluyorsunuz, ortam geriliyor. En sonunda sırf “ayıp olmasın” diye çocuğunuzun elinden o oyuncağı alıp diğer çocuğa verirken, aslında kendi içinizin cız ettiğini fark ediyorsunuz.Tanıdık geldi mi?Bizler toplumsal olarak “paylaşmayı” harika bir erdem olarak gördüğümüz için, çocuklarımız henüz buna........
