Bir Ayetle Değişen Dünya...
Cebel-i Nur’da inen ilk nur, ilk ayet; tarihin akışını değiştiren bir kırılma noktasıdır.
O an, yalnızca bir peygambere gelen vahiy değil; insanlığın tamamına yönelmiş yeni bir nefes, yeni bir vicdan ve yeni bir sestir.
Karanlığın koyulaştığı, anlamın dağıldığı bir çağda semadan yeryüzüne uzanan ilahî bir eldir.
Hira’dan yükselen hitap, gürültüyle değil hikmetle yürüyen bir dirilişin kapısını aralamıştır.
Efendimiz, çağın kargaşasına rağmen kalplere hükmeden, kalpten kalbe yol bulan sessiz ama derin bir medeniyet inşasını burada başlatmıştır.
Bu inşa; zorbalığın değil adaletin, tahakkümün değil merhametin, gösterişin değil samimiyetin eseridir.
İnsanlığın derin bir girdapta savrulduğu bir zamanda, tam da ihtiyacın zirveye çıktığı bir asırda gelen bu ilahî nida, küresel bir diriliş iddiası taşır.
İddia şudur: İnsan, Kelâm-ı Kadîm ile yeniden buluştuğunda kendini de dünyayı da........
