menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Doğru yola doğru adımlarla ve doğru adamlarla gidilir…​​

14 0
13.01.2026

Dünyamızdaki doğal enerji kaynakları ya da bunların işletilmesi, geçen yüzyılın olduğu gibi 21. yüzyılın da en önemli güç simgesi ve bunlara hükmetmek de en önemli savaş nedeni olmuş ve gelecek yıllarda da olacaktır. Hali hazırda bu kaynakların yeryüzündeki dağılımına göz atıldığında bunların çok önemli bir bölümü İslâm ülkeleri coğrafyalarında yer almaktadır. Dünya nüfusunun yaklaşık 8 milyar olduğu düşünüldüğünde bu nüfusun yaklaşık dörtte birinin yaşadığı topraklarda enerji kaynaklarının neredeyse yarısı bulunmakta, belki de bundan dolayı dünyadaki zulüm ve savaşların da ’iyine aynı coğrafyalarda vuku bulmaktadır. Şimdi bunu bir kenara yazalım.

Bundan yaklaşık 14 asır evvel tek bir Allah’a (cc) ve O’nun Resulüne (sav) iman eden ve sadece adaletli bir düzen için bir araya gelen küçük bir topluluk vardı. Sayıları çok az, imanları ise dev gibiydi, öyle ki bırakın yeryüzünü, âlemleri kuşatıyor ve hatta daha da ötesine taşıyordu. Bu insanlar sadece mallarını, mülklerini, analarını, babalarını, kardeşlerini değil evlâtlarını dahi feda ederek, canlarını fedaya razı olarak çıkmışlardı bu kutlu yolculuğa. Onlar zorlu imtihanlardan geçtiler, açlık, yoksulluk, dışlanma, boykot, zulüm, işkence yetmiyormuş gibi bir de yurtlarını terk etmek zorunda bırakıldılar. Diğer yandan karanlığın zalim bekçileri aklın alabileceği her şeyi vaat ediyorlardı bu bir avuç fakir ve kölenin önderi olan Zat’a (sav). İstediği kadar altın, gümüş, mal, mülk ve hatta Mekke’nin emirliğini teklif ediyor, “Gel” diyorlardı, “İstersen başımıza geç, yeter ki bizi şu zavallı, aciz yoksul ve kölelerle bir ve eşit tutma”. İşin sırrı o gün de tam bu noktadaydı, bugünde tam aynı yerde düğümleniyor. Bu talebe cevap ötelerin ötesinden geliyordu sanki;“Allah’a yemin olsun ki, güneşi sağ elime, ayı da sol elime koysalar bile ben bu davadan vazgeçmem. Allah beni bu yolda ya galip getirir ya da bu işte canımı veririm”. İman ettiğimiz dinin mübelliğinin(sav) bu sözlerini, kutsal bildiğimiz tüm değerlerin dünyevî güç ve zenginlik elde etmek için ayaklar altına alındığı şu acınası günlerde bir kez........

© Habername