BAŞMÜVERRİH HÜKMÜ VERDİ: ÇARE İSLAM’DA, PANZEHİR KUR’AN’DADIR ( 1)
Dünya tekmil Ademoğullarının yurdu, hayat tüm insanlığın mektebidir. O mektepte her türlü ders ve o dersleri veren hocalar mevcuttur. Mektebin en mühim dersi tarih dersidir. Bu dersin en önemli konusu da savaşlardır. Çünkü savaş; teori değil, mücerret laflar değil, hikâye değil, tam tersine, bizzat yaşanan; insanların ve milletlerin hayatına doğrudan etki eden bir gerçektir. Her savaş, insanlığa çok büyük bilgiler sunar; pek mühim hikmetler öğretir ve emsalsiz hakikatler sunar. Bu okulun baş öğretmenleri de müverrihler, yani tarihçilerdir. Müverrihler, her savaştan sonra, talebeleri olan dünyadaki tekmil insanlara bu savaşın sebep, sonuç ve hikmetlerini güzelce anlatırlar; hangi ibretlerin alınması gerektiğini dile getirirler.
Son yaşanan ABD + İsrail- İran savaşından da başta bizler (yani çoğunluğu Müslüman olan Türkiye halkı), Ümmet-i Muhammed (başta İranlı Müslümanlar, Arap Müslümanlar ve geriye kalan tüm Ümmet-i Muhammed) hayat mektebinin baş öğretmenleri olan müverrihlerin tarih derslerine katılıp önemli bilgiler öğrenmeli, mühim hikmetler almalı ve kıymetli dersler çıkarmalıyız. Sadece biz mi? Hayır. Dünyada yaşayan herkes (2 milyar Hristiyan, değişik dinlere mensup birer buçuk milyar nüfusa sahip olan Çin ve Hindistan, 100 milyonluk Japonya ve 17 milyonluk Yahudiler…) aynı eylemi yapmalıdır. Çünkü tarih dersinin bu son ünitesi mühim konular ihtiva etmektedir. 40 gündür devam eden bu savaştan (dersten) şimdilik çıkarabileceğimiz önemli hikmetler/bilgilerden bazıları şunlardır:
MERHAMET DEVLETİNE İHTİYAÇ VAR
a- Dünya nüfusuna (8 milyar 300 milyon) göre çok küçük bir sayıya (17 milyon kadar) sahip olan Siyonistler(Yahudiler), son yüzyılda elde ettikleri ekonomik, siyasi, iletişim, bilim, finans ve sanat gücü ile dünyanın bir numaralı devleti olan ABD’yi kendilerine bağımlı hâle getirmiştir. ABD ve Batılı birçok devlet, Siyonistlerin adeta esiri olmuşlar.
(Buradan çıkarılacak ders: Tüm insanlık ne edip ne yapıp insanlığın vücuduna musallat olan ve koca gövdeyi etkisiz hâle getirip kendine esir eden bu küçük fakat “ölümcül mikroptan” kurtulmalıdır. Bu ölümcül “zehire” karşı acil bir panzehir bulmalı/üretmelidir. Bu panzehir İslam’dır. Bu gerçeği Müslümanlar tüm dünyaya haykırmalıdır. Aksi hâlde yarın Allah katında sorguya çekilirler: “Ne yaptınız o kutsal emaneti?” denilerek büyük cezaya çarptırılabilirler.)
b- ABD Başkanı Trump, sanki bir şantaj altında gibi hareket etmektedir. Çünkü sürekli çelişkili konuşmakta ve tutarsız eylemler sergilemektedir.
(Buradan çıkarılacak hikmet: Devletlerin veya mühim makamların başına gelecek insanların mazisi temiz, geçmişleri pak olmalıdır. Aksi hâlde onların kişisel günahlarını ve hatalarını bilenler, onlara şantaj yaparak çok kötü işlere imza attırabilirler.)
Kişiler ve devletler orantısız güce sahip olmamalıdır. Çünkü güç (hele de Allah korkusundan azade ve ahiret inancına bigâne olan kişilerde) sahibine akla gelmez, hayale sığmaz çılgınlıklar yaptırabilir. Başta İsrail ve ABD, tarihe biraz bakarlarsa güçlerini kötüye kullananların hüsranla biten sonlarını göreceklerdir.
(Bunun hikmeti: Âdemoğulları yeniden ve tekrar, bu mülkün, ezelin, ebedin, dünyanın ve ahiretin sahibi olan Allah’ın tüm insanlığa gönderdiği son mesaj olan Kur’an’ı ve onun ihtiva ettiği hakikatleri okuyup öğrenmeli ve uygulamalıdır. Allah’a iman eden insan, son elçi Hz. Muhammed’in (sav) ibretlik, eşsiz ve merhamet yüklü hayatını öğrenmeli ve o emsalsiz ahlakı derhâl uygulamaya koymalıdır. İşte onun ahlakından birkaç misal:)
1- Adaletine Misaller
Kendi kızı Hz. Fatıma bile olsa cezayı uygulayacağını belirterek adalette akrabalık veya soy ayrımı gözetmemiştir. Düşmana karşı hakemlik yapmış; Müslüman olmayanlar bile aralarındaki uyuşmazlıklarda onu hakem seçmiştir. Devlet başkanı olduğu dönemde bile hukuk karşısında herkesi eşit tutmuş, hakkı olana hakkını vermiştir.
2- Merhametine Örnekler
Taif halkı ona taş atıp ayaklarını kanattığında, meleklerin onları yok etme teklifine karşılık “Onlar bilmiyorlar.” diyerek helak edilmelerini değil, hidayetlerini istemiştir. Mekke’nin fethinde, kendisine ve ashabına yıllarca işkence eden Mekkeli müşrikleri, güç elindeyken “Bugün size kınama yoktur.” diyerek genel af ilan etmiştir. Açlıktan inleyen bir devenin sahibini buldurup hayvana şefkat göstermiş, karnını doyurtmuş ve “Hayvanlarınız hakkında Allah’tan korkun.” buyurmuştur. Mekke’nin fethine giderken (630), yavrularını emziren bir köpek görünce 10 bin kişilik orduyu durdurmuş; Sürâka’yı nöbetçi dikerek ordunun yönünü değiştirtmiştir...
Devam edeceğiz inşallah.
