“TÜRKİYE’NİN SON YÜZYILDA YETİŞDİRİDİĞİ EN BÜYÜK İNSAN”.
Bugün miladi takvimin yaprakları 14/02/ 2026 Cumartesi’yi gösteriyor. Sabah namazından geldikten sonra evimizin batıya bakan penceresinden Konya’nın batı ufuklarını seyre başladım. Kalbim hala gece yatarken gözyaşları ile izlediğim “Özdemir Bayraktar | Bu Dünyadan Bir Akıncı Geçti “Belgeselinin tesirinde. Telefonumda da belgeselin sonlarına doğru çalan, Merhum Cem Karacanın seslendirdiği “Sevda Kuşun Kanadında” şarkısı:
" Sevda Kuşun KanadındaÜrkütürsen tutamazsınÖkse ile sapan ileVurursunda saramazsın.Hayat sırrının suyunuÇeşmelerde bulamazsın..."
Güneş, Konya’nın batısına konuşlanmış, arkasındaki kesif kara bulutlara inat başındaki beyaz karlarla bana ve Konya’ya umut saçan Loras Dağı ile, Rabbimizin bize ve kendisine verdiği bu taze günü selamlayan Takkeli dağı aydınlatıyor. İkisinin arasında yer alan tepelere bağdaş kurup oturmuş Necmettin Erbakan Üniversitesi Kampüsünün Binaları da Hicri 26 Şaban 1447 cumartesi sabahındaki bu ışık cümbüşüne alkış tutuyor. Son günlerde bu mübarek topraklara çokça yağan bereketli rahmetlerin büyüttüğü manevi haz ile doyan ve dolan benliğim hüzünle sevincin, coşku ile gamın harman yerine dönmüş gibi. Batı ufuklarındaki bu muhteşem cümbüş gözlerime emsali olmayan bir doyum sunarken, ben Lorasın ardında göğe ağan 'bulutlarayağmurlar ekerek, göğün göğsünde' sadet gülleri yetiştiriyorum. Oradan semaya ağarak sevgi güneşlerinden merhamet sünbülleri deriyorum. Duygularım bu harikulade mekanlarda gezinirken zihnim hala izlediğim belgeselin tesiri ile yanıyor.
'DÜNYA SAVAŞ KONSEPTİNİ DEĞİŞTİREN ADAM: ÖZDEMİR BAYRAKTAR'
Merhum Özdemir Bayraktar’ın o büyük enerjisi, o emsalsiz çalışma azmi, karşılaştığı zorluklara karşı gösterdiği büyük irade; ‘aşkı’ uğruna katlandığı muhteşem sabır, hepsi ama hepsi insanı kendisine hayran bırakıyor. Belgeselde ve belgesele kaynaklık eden kitapta merhum ile ilgili en başta oğulları, eşi, kardeşi yakınları ile asker sivil yaranları o kadar güzel şeyler anlattılar ki bendeniz bunların tesiri ile merhumu Cem Karacanın şarkısında dile getirilen “kuşun kanadındaki aşk” gibi hayal ettim. İşte onlardan bazıları:
“Bizler; hayat arkadaşı Canan, oğulları Haluk, Selçuk ve Ahmet, onu sadece evimizin direği olarak değil rehberimiz, ilham kaynağımız ve en yakın yol arkadaşımız olarak tanıdık...” "...Özdemir Bayraktar, 'bir kıvılcım çakalım bu ateş tutuşur. Kimin tutuşturduğu önemli değil biz vazifemizi yapmış oluruz' diyerek yola çıktığında, sadece bir teknoloji hamlesini değil bu milletin gençlerinin özgüvenini de ateşliyordu. Bizler de annemizin bitmek bilmeyen sabrı, duası ve metanetiyle, atölyede babamızla omuz omuza sabahladık…”
“...Türkiye'de bu işler asla olamaz duygusu baskın bir şekilde var. Bu ezilmişliği yıkandır Özdemir Bayraktar.” "... Türkiye'de İHA serüveni aslında devletten alınmış bir kaynakla başlamak yerine, devlete yapılmış olan bir hibeyle başlamıştır…”
“…Hiç kimse, 'aman siz ne iyi bir iş yapıyorsunuz. Bu işleri yapın da vatana millete faydalı olur ' diye önlerini açmadı…” “… Samimi olarak söylüyorum şu safhalara kolay gelinmedi. İhale sürecinde önüne çok engeller çıktı. ‘Ya gerek yok böyle bir şeye. Biz geliştirmeyelim, ya zaten yapmışlar Amerikalılar, İsrailliler. Yurt dışından bunu alalım. Niye geliştiriyoruz? ‘ gibi, o zamanki savunma sanayindeki bürokratlara da telkinler veriliyordu…”
“…Amerika'ya, İsrail'e yalvararak almaya çalıştığınız bir şey yapıyorsunuz. Teslim ediyorsunuz. Deneme uçuşlarını yapmış, her şeyi başarmış, ama bunu uçurmak istemiyorlar veya bunun devamı gelmesin diye ödenmesi gereken parayı ödemiyorlar. Ona çok üzülmüştü...” “…Şimdi herkes şöyle zannediyor, ‘yani Baykar işte hükümetten destek görüyor, bütün kapılar açılıyor…’ Hayır böyle değil.”
“Rahmetli Erol Güngör, der ki 'bizim gençlerimiz, vakar kelimesinin anlamını bilmezler. Lügatlarımızda böyle bir kelime yoktur. Çünkü bizim gençlerimize örnek olarak gösterilen kişiler, başını dik tutmaktan ziyade boyun eğen insanlardır. Çünkü biz Batı karşısında mağlup olmamızın en önemli sebeplerinden birisi sanayi toplumu olamamamız. İşte Özdemir abi de o sanayi hamlesini başlatmak isteyen mühendislerden birisi. Vakarlı bir duruşu var, başını tutuşu var. Ve en önemlisi, bunu başarmış. ' O, olan bir şeyi yapmadı, farklı bir şeyi geliştirdi. Savaş konsepti değişti…”
“…Amacı, vatan, bayrak, milletti. Özdemir Abinin milliyetçiliğini, vatanseverliğini, bu ülkeye katkılarını verdiği emek ve gayretini anlatmak, kelimelerle ifade etmek imkânsız. Açık söylemek gerekirse onun hayata bakışı, vatana bakışı, sadece de romantik, sadece de bir sevda değil. 'Vatanını en fazla sevenin, vatan için, millet için en fazla çalışan olduğunun' güzel bir örneğiydi.”
“EZİKLİĞİ AŞAĞILIK KOMPLEKSİNİ ORTADAN KALDIRAN ADAM”
Yazımı belgeselin altına yazdığım şu yorumla bitireyim:Bu belgeselin, bu büyük çalışmanın, bu emsalsiz başarının en büyük meyvesi, en büyük faydası Belgeselin 48. Dakikasında Merhum Özdemir Bayraktar'ın dile getirdiği şu gerçektir: " bu projenin en büyük faydası, bizdeki aşağılık kompleksine neşter vurup iyileştirmesidir.' 'Biz yapamayız biz başaramayız gavur daha iyi yapar' önyargısını yıkmak bu ezikliği bitirmek olmuştur..." Allah rahmet eylesin. Konuşmacılardan birinin şu hükmü ne kadar kıymetli:
" TÜRKİYE SON YÜZYILDA YETİŞTİRDİĞİ EN BÜYÜK İNSANI KAYBETTİ"
Not: Benim acizene anlatmaya çalıştığım merhumun gerçek hayat hikayesini You Tube: Özdemir Bayraktar | Bu Dünyadan Bir Akıncı Geçti
Ve cem Karacanın şarkısını da : Cem Karaca - Sevda Kuşun Kanadında yazarak dinleyebilirsiniz.Allah rahmet eylesin.Not : Roketlerin üzerine yazılan "8/ 17'" nin sırrı. 8. Süre 17. Ayete müracaat.
