menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

GÖLGENİ GÖLGENDEN ÇEK

16 0
10.10.2026

Gölgeni Gölgemden Çek

İkindi namazından çıkmıştık. Güneş avlunun taşlarına eğik vuruyor, uzayan gölgeler cemaatin ayakkabı telaşına karışıyordu. Eskiler ikindiyi saatle değil, gölgenin boyuyla bilirdi. O gün de vakit, taşlara serilmiş gölgelerde yazılıydı.

Bir çocuk kalabalığın arasından fırladı, güneşin dolu vurduğu taşlara basıp durdu. Ayağının dibine baktı ve sevinçle bağırdı:

Ben de ayaklarıma baktım. Gölgem yanımdakilerin gölgesine karışmıştı. Nerede bitiyordum, öteki nerede başlıyordu, seçemedim. İçimden, kime söylediğimi bilmeden bir cümle yükseldi:

Gölgeni gölgemden çek.

Rivayet olunur ki Diyojen fıçısının önünde güneşlenirken İskender gelip başına dikilmiş, “Dile benden ne dilersen” demiş. Diyojen’in cevabı tek cümle: “Gölge etme, başka ihsan istemem.”

Diyojen güneşini istiyordu. Biz ondan da azına razıyız. Işık isteyecek hâlimiz kalmadı; yalnızca kendi gölgemizi geri istiyoruz.

Tuhaftır: Aynı güneşin altında iki gölge üst üste binince koyulaşmaz. Karanlık artmaz; yalnızca sınır kaybolur.

Kimin fikriyle düşünüyoruz? Kimin öfkesiyle kızıyor, kimin sevinciyle gülüyoruz? Sabah bir başkasının cümlesiyle uyanıp akşam bir başkasının korkusuyla yatıyorsak, ikindi güneşinde uzayan o gölge kimin?

Bu toprakların güzel bir duası vardır. Büyüklerimizin elini öperken söyleriz: “Allah gölgenizi başımızdan eksik etmesin.”

Gölge rahmettir;........

© Habername