DOĞUMUNUN 110. YILINDA BİR FİKİR İŞÇİSİ CEMİL MERİÇ
Her ne kadar sözcük tıraşla
Cümlelerin ucunu açsam da
Kürdan bile işlemez nasırlı zihinlerde
Cam gibi tuz-buz kırılır
Giyotinde boynu vurulur mananın
Dil ise mahzun ve bitap
Dillerin bağını çöz Ya Rab!
Kalem ki bir şah damar
Ahdimiz gibi çarpar parmaklarımızda
Rüzgarlarla dalgalanır şahikalarda
Kapı-duvar mağaralarda
Karanlık çağda fikir işçisi
Dikmiş sönük gözlerini
Sabırla zamanını bekler
Okyanuslardaki, şişe diplerinde.
( Üstad Cemil Meriç’e ithafen kaleme aldığım Fikir İşçisi şiirim)
Doğumunun 110. yılında düşünce dünyamızın baş mimarlarından Cemil Meriç, Esenler Belediyesi organizatörlüğünde Dr. Kadir Topbaş Kültür Sanat Merkezi'nde bir sempozyumla anıldı. Tüm gün boyunca toplamda dört oturumdan oluşan ve her biri bir Cemil Meriç uzmanı diyebileceğimiz birbirinden kıymetli pek çok akademisyen ve yazarın konuşmacı olarak katılım sağladığı bu organizasyonda, Cemil Meriç sevdalısı tüm misafirler deyim yerindeyse irfan dünyamızın tefekkür doruklarında dopdolu bir gün geçirdiler.
Beşir Ayvazoğlu gibi düşünce ve edebiyat dünyamızın önemli isimleri kadar başta merhum Üstadın kızı Prof Dr Ümit Meriç olmak üzere Prof Dr Ergün Yıldırım, Prof Dr Abdullah Uçman, Prof Dr Ali Şükrü Çoruk, Prof Dr Dursun Ali Tökel, Prof Dr Şaban Sağlık, Prof Dr Muhammed Sani Adıgüzel, DrNecdet Subaşı ve Dr Kübra Demir gibi akademisyenler konuşmacı olarak söz aldılar. Bu isimlerin yanında yine edebiyat alanında Ercan Yılmaz ve Celal Fedai ile Nursena Soylu da katılımcılar arasındaki diğer isimlerdi.
Programda Cemil Meriç üstadın hayatından kesitler sunulurken, konuşmacılar daha çok üstadın fikirsel manada iç dünyasını şekillendiren ve dolayısıyla bu toprağın insanına fener olmasına vesile olan kırılma anlarını ele almış ve yine içerisinden çıktığı topluma hangi yönlerden etki ettiği ve katkı sağladığı konusuna eğilmişlerdi. Ben de Cemil Meriç’in hayat hikayesinden çok yazımı aynı bu nazardan ele alarak, üstadınbu toplum adına neden bir kutup yıldızı olarak addedildiğininizahını yine bu muazzam sempozyuma dayanarak yapmaya çalışacağım.
Prof. Dr. Dursun Ali Tökel sözlerine başlarken şu ifadeleri kullanmıştı, “Cemil Meriç’i konuşmak, okyanustan inci çıkarmaya benzer.........
