Havlu Atmak?
Fenerbahçe artık ikincilik için yarışacak görüntüsü verdi. Bu da oyuncu grubunun, başta hocanın iç huzuru sağlamasıyla olabilir. Sahada mücadele ruhu kalmamışken, çok zorlu bir sezon sonu geçirecek Fenerbahçe. Şampiyonluk için bu maçta havlu attı ama yarışın kalan bölümlerinde de sorunları çok büyük maalesef.
İlk yarı yine, geçen hafta gibi sadece Mattéo Guendouzi neredeyse tek başına mücadelesini izledik. Fenerbahçe, takım olarak ciddi eksiklikler olduğu göze çarparken 18. Dakikada çok bariz bir kırmızı kart ve penaltı pozisyonu için VAR’ın neden izleme tavsiyesinde bulunmadığını anlayamadığımız ilk yarı izledik.
2. Yarı iyi bir taktisyen olduğunu düşündüğümüz hoca ve kadrosuyla kendini affettireceğini düşündük. Hele ki namağlup takım oyuncuları… “Noluyor beyler? Yeniliyoruz!” tepkisiyle reaksiyon verir illa ki…
Anthony Musaba, 2. Yarı başlamasıyla sağ kanada tam hâkimiyet kurmuşken, üstelik skor getireceğini göstermişken(!) taktiksel değişiklik ile oyundan düşürülmesine de şahsen bir izah bulamıyorum.
90 +7 oynanan bir maçta Fenerbahçe’nin sadece 3 isabetli şut atması kabul ve tolere edilebilir bir durum değil. Üstelik topla oynama %66 iken 0.69 gol beklentisi... Lig geneline baktığımızda, 360 dakikalık bölüm için önde olduğu süre sadece 12 dakika! Fenerbahçe adına birçok şeyin sorgulanması gerektiğini haykırıyor.
Düşme potasındaki Fatih Karagümrük, tüm maç süresince 2 korner buldu. 2 golünü de bu duran toptan attı. Ciddi eksiklerine rağmen ofansif, defansif çok iyi bir mücadele ortaya koydu. Tebrik ediyorum.
Şampiyonluk yarışında odaklanılması gereken tek yerin, saha içi ve futbol olduğu gerçeğini bir kez daha görüyoruz.
Taraftarların, oyuncuları hedef alan tavır ve şiddetli söylemleri yanlış olduğu gibi bu vahim durumun olumsuz geri dönüşü yine taraftarları mutsuz, huzursuz edeceği aşikâr.
Futbol; hoş görü içinde bir mücadele olduğunda o güzel spor hissini veriyor.
Hep birlikte, yapıcı eleştirilerle güzel günler göreceğimize inancım tam.
