menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ben hiç aldatılmadım!..

23 0
21.02.2026

"Malumunuz Ramazan ayı aynı zamanda tefekkür ayıdır. Sizde bu yazdıklarımı okuyun ve tefekkür edin. Sonra aldatıldım kandırıldım diye dövünmeyin. Bakın önünüzde kapı gibi düzenlenmiş bir TBMM Komisyon raporu var... Sonra çıkıp CHP, AKP, MHP, DEM, HÜDA-PAR, BBP, SAADET , DEVA, YENİDEN REFAH, DSP, DEMOKRAT gibi siyasi partilerden müteşekkil "Büyük Koalisyon" bizi aldattı kandırdı demeyin... Hafta sonu yıllar önce bu yazdıklarımı şöyle rahat ve sakin bir şekilde okuyun bakalım. Hep camide vaaz edenleri dinleyecek değilsiniz ya bizim gibileri de vaaz yerine okuyun işte!"

Son yıllarda Türkiye’yi yönetenler veya tüm siyasiler arasında bir “aldatıldım veya kandırıldım” modası var. Bunun üzerine düşünmek gerekiyor.

İnsanlar koskoca bir Türkiye’yi yönetmeye soyunuyor ve hem de bu Türkiye, dünya coğrafyasının en zor yerinde bulunuyor. Yani yönetmek bilgi, liyakat, ehliyet ve cesaret gerektiriyor. Bunlardan biri bile eksikse başarılı olmak nerede ise imkansızlaşıyor.

Osmanlı’da ve Türkiye Cumhuriyeti döneminde o kadar çok “aldatılan ve kandırılan” siyasetçimiz var ki; bir yazıda bunların tamamını anlatmaya imkan yok!

Ancak birinden başlamak isterim. Osmanlı'nın dış işleri bakanlığını yapmış olan Ermeni asıllı Gabriyel Noradunkyan Efendi, Mebusan Meclsi’nde yaptığı konuşmada “Balkanlarda savaş çıkmayacağından adı kadar emin olduğunu” söyler ama günler sonra Balkan Savaşı patlar. Gereken tedbirlerin alınamadığı bu savaş; inanılmaz toprak ve insan kayıpları ile neticelenir. Koca Osmanlı’nın padişahı dahil bütün yönetimi kandırılmıştır. Halbuki İngilizler savaş çıkmadan bir ay önce gazetecilerini savaşı izlemek için Londra’dan yola çıkarmışlardır. Bu Noradunkyan Efendi daha sonra Paris Barış Konferansı ile Lozan’da Ermenileri temsil etmiştir!

Babanzadeleri daha doğrusu Ahmet Naim’i bilmeyenler, Hürriyet ve İtilaf Fırkasını ve Cumhuriyet döneminde Demokrat Parti, Adalet Partisi, Anavatan ve Doğruyol Partilerini ve de nihayetinde İslamcı bir iktidar görüntüsü veren AKP’yi anlayamazlar... Yapılanların sebep-sonuç ilişkilerini kuramazlar. (Bir de bunun mezarını utanmadan Mehmet Akif Ersoy'un yanına koymuşlar bizim insanlarımızda bilip bilmeden Akif'e gidince bir dua da ona ediyorlar! Kahroluyor insan...)

Bugün fesli meczubu dinlerken mutlaka Türklükten istifa etmiş ve Yunan’ın şefkatli kollarına sığınmış Şeyhülislam Mustafa Sabri’yi bilmiş olmanız gerekir. Aksi halde aldatılır ve kandırılırsınız! (Acaba hain Mustafa Sabri'nin tedrisatından kimler geçti ve Türkiye'yi yönetti?)

Halid-i Bağdadi’yi öğrenmedi iseniz yüzyıllar içerisinde Türkiye’deki........

© Habererk