Olmayan Bir Irk Yaratma Peşinde Olanlara
Sevgili okurlarım! Ülkem, geleceği karanlık olan bir gelişmeye sürüklenmekte. Olmayan bir ırk için eşit yurttaşlık, barış ve kardeşlik istenmekte. Altı yüz vekilli TBMM’sinde 327 Kürt kökenli vekil varsa; eşitlik kimin için istenir?
Şimdi gelelim işin tarihsel, sosyolojik ve etnolojik gelişimine.
Kürtçe diye bir dil, Kürtçe bir alfabe yoktu son 50 yıla gelinceye kadar.
İnternette epey araştırdım. Bulduğum değerleri önemi için sizlerle paylaşacağım:
Milletler, dilleriyle de anılırlar. Milletlerin dillerinde bilmeceleri, masalları, deyimleri, tarihi kalıntıları olur. Müzelerde köşeleri, köşelerde tarihsel buluntuları olur. Bırakın Türk müzelerini. Rus, İngiliz- Alman, Çin, Hindistan, İran, Irak, Suriye, Mısır müzelerinde Kürtlere ait bir çapıt, para, sikke, yüzük, demir, çanak-, kılıç, başlık parçası var mı?
Anadolu’da Karamanoğulları, Karesioğulları, Germiyanoğulları, Hamitoğulları, Saruhanoğulları, Menteşeoğulları, İnanoğulları, Aydınoğulları, Sahipataoğulları, Çobanoğulları, Pervaneoğulları, Tacettinoğulları, Ramazanoğulları, Dulkadiroğulları, Kadı Burhanettin Beyliği gibi onlarca beylik kurulmuşken; neden içlerinde bir tane de Kürt beyliği yok?
Çünkü Kürtçülük ve Kürt oluşumu İngiliz-Rus ortak yapımıyla 1800’lü yıllarda suni olarak yaratılmış bir etnik oluşumdur. Yaşadıkları hiçbir coğrafyada dil birlikleri yoktur. Kulu’da öğretmen iken bu ayrıntıyı görmüştüm.
Mevcut Kürtçe’de vatana Kürdistan denilmeyip Welat deniliyormuş. Kürdistan bölünmeyi, Welat birleştirmeyi çağrıştırıyormuş.
Siz hiç en büyük Welatım Türkiye diyen bir Kürt siyasetçi, akademisyen gördünüz mü?
Kürtçe bilmeyen ama kürtçülük yapan dönmelerin önce bunu öğrenmeleri gerekmez mi?
Yıllar........
