Almanya’daki Türk Kökenli Siyasetin Büyük Yanılgısı
Almanya’daki Türk toplumunun son yıllarda yaşadığı en büyük yanılgılardan biri, Alman siyasi partilerine katılan Türk kökenli siyasetçilerin bu topluma gerçek ve kalıcı faydalar sağladığına inanmasıdır. Oysa pratikte ortaya çıkan tablo bunun tam tersidir. Vitrine çıkarılan bu isimler, Alman müesses nizamının çizdiği sınırların dışına çıkamamakta; Türk toplumunun temel meseleleri söz konusu olduğunda ya sessiz kalmakta ya da açıkça bu meselelerin karşısında pozisyon almaktadır.
Alman siyasi partileri içinde yer alan Türk kökenli siyasetçilerin önemli bir kısmı, temsil ettiklerini iddia ettikleri topluma karşı basiretsiz, edilgen ve konjonktürcü bir çizgi izlemektedir. Eğitimde fırsat eşitsizliği, ayrımcılık, İslamofobi, çifte standartlar ve siyasal temsil gibi hayati başlıklarda ortada elle tutulur bir kazanım yoktur. Buna karşın bu isimler, sistemin “çeşitlilik” algısını besleyen birer vitrin unsuruna indirgenmiş durumdadır.
2016 yılında Alman Federal Parlamentosu’nda kabul edilen ve Türkiye’yi tarihsel olarak suçlayıcı bir nitelik taşıyan sözde Ermeni soykırımı kararı, bu tablonun en çarpıcı örneklerinden biridir. Farklı siyasi partilerden çok sayıda Türk kökenli milletvekilinin bu karara destek vermesi, Almanya’daki Türk toplumunda derin bir kırılmaya yol açmıştır. Kendi kökleriyle, tarihiyle ve toplumsal hafızasıyla bu denli kolay bağ koparabilen bir anlayışın........© Habererk
