menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İki Gün, 1 ve 3 Mayıs İki Hafıza: Unutulanın ve Görmezden Gelinenin Hikâyesi

3 0
friday

Takvim yaprakları bazen sadece günleri değil, milletlerin hafızasını da taşır. 1 Mayıs ve 3 Mayıs… Biri alın terinin, diğeri kimlik şuurunun sembolü. Biri emeğin hakkını arayanların sesi, diğeri “Ben kimim?” sorusuna cesaretle cevap verenlerin günü. Ama ne acıdır ki, her iki gün de bu topraklarda olması gerektiği gibi yaşanamamış, çoğu zaman ya bastırılmış ya da anlamından koparılmıştır.

1 Mayıs… Dünyanın birçok yerinde işçinin bayramı olarak kutlanır. Emeğin sömürülmesine karşı bir duruştur. Fabrika dumanlarının, uzun mesai saatlerinin, güvencesizliğin ve alın terinin sembolüdür. Ama bizde çoğu zaman ya bir güvenlik meselesine indirgenmiş ya da ideolojik kavgalara kurban edilmiştir. Oysa mesele çok nettir: İnsan gibi yaşamak isteyen emekçinin hakkıdır bu. Ne eksik ne fazla...

3 Mayıs ise başka bir derinliğe işaret eder. 1944’te Türkçülük fikrini savunan aydınların, askerlerin, fikir insanlarının yargılandığı, zindanlara........

© Habererk