Kasası Dolu, İlçesi Yorgun Belediyeler
Son günlerde Samsun’da hem İlkadım hem de Canik belediyelerinden gelen “sıfır borç” açıklamaları yerel gündemin en dikkat çekici başlıklarından biri oldu.
Öncelikle hakkı teslim edelim. Kamu borçlarının kontrolden çıktığı, belediyelerin ağır faiz yükleri altında ezildiği bir ülkede bir belediyenin borçsuz olması küçümsenecek bir başarı değildir.
Belediye başkanlarının belediyecilik anlayışları çoğu zaman yaptıkları mesleklerle doğru orantılıdır. Bu ülkede esnaf belediye başkanı ticaretçi gibi, mali müşavir maliyeci gibi, müfettiş denetimci gibi, avukat hukukçu gibi, mimar ya da mühendis ise müteahhit refleksiyle belediye yönetir.
Ne olursa olsun bu “borçsuz” tabloyu ortaya koyan belediye başkanlarını ve mali disiplini sağlayan ekiplerini tebrik etmek gerekir.
Özellikle Türkiye’de faiz oranlarının tarihsel olarak çok yüksek olduğu bir dönemde belediyelerin faizli borç yükü altına girmemesi önemli bir yönetim tercihidir. SGK ve vergi borcu olmayan, esnafa gecikmiş ödeme borcu bulunmayan bir belediye mali disiplin açısından ciddi bir başarı ortaya koymuş demektir.
Bu yönüyle “borçsuz belediye” söylemi elbette takdir edilmelidir.
Her yıl yinelenen “borç yok” açıklamaları zamanla vatandaşın zihninde başka bir algı da oluşturabilir. “Demek ki ciddi bir yatırım da yapılmıyor.”
Çünkü bir belediyenin başarısı yalnızca borç oranına bakılarak ölçülemez.
Ancak burada üzerinde durulması gereken başka bir gerçek daha var. Kamu yönetiminde “sıfır borç” her zaman tek başına bir başarı ölçüsü değildir. Hatta bazı durumlarda beraberinde yeni soruları da gündeme getirir.
Belediyelerin doğası gereği borcu olabilir. Bu tek başına bir sorun değildir.
Eğer bir borç altyapıya, kentsel dönüşüme, ulaşıma, sosyal projelere ve şehrin geleceğini güçlendirecek kalıcı yatırımlara harcanmışsa o borç bir yük değil,........
