menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Adaletin Yerine Aidiyet Geçince

22 0
31.05.2026

Tarih bazen geleceği anlatmanın en kestirme yoludur.

Bugün ekranlarda izlediğimiz siyasi kavgaları, sosyal medyada tanık olduğumuz linçleri, meydanlarda yükselen öfkeleri, televizyon stüdyolarında üretilen düşmanlıkları anlamak için güncel yorumculara değil, yedi yüz yıl önce yaşamış bir adama kulak vermek yeterlidir.

O adamın adı İbn Haldun’dur.

Tunus’tan Endülüs’e, Fas’tan Mısır’a uzanan siyasi fırtınaların tam ortasında yaşamış bir devlet adamı, kadı, diplomat ve tarihçi…

Sarayların koridorlarında dolaşmış, darbeler görmüş, hükümdarlar devirmiş, hükümdarlar yükseltmiş, sürgünler yaşamış ve insan tabiatını devletlerin yükselişinden daha dikkatli incelemiştir.

Onun en büyük keşfi ise ne ekonomi teorisidir ne de tarih metodolojisi.

Daha doğrusu insanın ait olduğu grup uğruna nasıl değişebildiğidir.

İbn Haldun buna “asabiyet” der.

Bugün Ortadoğu denilen coğrafyanın en büyük sırrı da burada saklıdır.

Çünkü bu coğrafyada birey hiçbir zaman tam anlamıyla birey olamamıştır.

İnsan, tek başına bir değer taşımamıştır.

Bir aşiretin mensubuysa vardır.

Bir mezhebin parçasıysa korunur.

Bir cemaatin içindeyse yaşar.

Bir grubun dışında kaldığında ise savunmasızdır.

Modern devlet anlayışı vatandaş üretir.

Asabiyet ise taraftar........

© Habererk