menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Vakit Daralıyor, Bu Rezaletin Bahanesi Kalmadı!

3 0
yesterday

​Seçim tamtamları çalmaya başladı, partilerde bir hareketlilik, bir "harekete geçme" modudur gidiyor. Ancak yıllarını bu meydanlarda, bu kulislerde tüketmiş bir kardeşiniz, bir dostunuz olarak izlediklerim karşısında susmak artık dilsiz şeytanlıktır.

​İktidar partisini bir kenara ayırıyorum; zira akıl ve mantık süzgecinden geçirdiğimizde, bu yolun sonunun ilk seçimde "gitmek" olduğu gün gibi aşikardır. Mesele sadece sandık değil; yıllardır biriken o kirli çamaşırlar yüzünden verdikleri, hatta vermeye zorlandıkları tavizler artık bir milli güvenlik sorunu halini almıştır.

​25 yılda ekonomiyi getirdikleri nokta tam manasıyla bir yıkımdır! Beğenmedikleri Cumhuriyet’in 100 yıllık birikimini, neyimiz varsa sattılar. Ülkeyi öyle bir borç batağına sapladılar ki, bugün övündükleri o rakamlar, devraldığımız Osmanlı borçlarını katlayıp geçmiştir. Sanayi can çekişiyor, liyakat yerlerde sürünüyor. Yargıda, eğitimde güven sıfıra inmiş; adam kayırmacılık, eş-dost kollama artık kural haline gelmiş.

​Muhalefetin Aymazlığı ve "Sahipsiz" Halk

​Peki, tüm bu yıkıma rağmen neden hâlâ bir "alternatif yok" algısı var? Cevabı acı ama net:

​Ana Muhalefet: Atatürk’ün çizgisinden saptı, rotayı şaşırdı. Bunu daha önce de yazdım, yine söylüyorum; köklerinden kopan ağaç gölge vermez.

​Türkçü Muhalif Partiler: Şu an parlaması gereken bu yapılar neden hâlâ etkisiz? Kimse bana "basın ambargosu" edebiyatı yapmasın. Bu en basit kaçış yoludur.

​Soruyorum size; bu partilerin içinde kaç kişiyi tanıyorsunuz? Kaçının samimiyetine, vatan sevdasına kefil olabilirsiniz? Bir derdiniz olduğunda kapısını çalıp "Bu adam benimle ilgilenir" diyebileceğiniz kaç kişi var?

​Stant Kurmakla, Hediye Dağıtmakla Olmaz!

​Görüyoruz o alışılmış, ruhsuz seçim stantlarını... İnsanlara üç beş hediye dağıtarak nereye varacağınızı sanıyorsunuz? Stantlara koyduğunuz o yorgun, gelen vatandaşa "bir an önce gitse de kurtulsak" gözüyle bakan, işini angarya gören profillerle mi bu halkın gönlüne gireceksiniz? Halk, siyasette kendine benzeyen, samimi, ulaşılabilir insan istiyor. Robotlaşmış, halktan kopuk teşkilatlarla zafer kazanılmaz.

​Teşkilatlar dökülüyor! Kimse kusura bakmasın, bir dost, bir dava arkadaşı olarak söylüyorum: Vakit varken bu gerçeklerle yüzleşin. Tüm ülke "birleşin" diye adeta yalvarırken, "daha zaman var" diye oyalanmak bu millete ihanettir.

​Son Uyarı: Milletvekili Adayları

​Buradan tüm genel merkezlere sesleniyorum; bu defa milletvekili adaylarını belirlerken cebindeki paraya, genel merkeze yakınlığına, kimin akrabası olduğuna bakmayı bırakın!

​Halkta karşılığı var mı?

​İsmi geçtiğinde sokakta heyecan yaratıyor mu?

​Kriteriniz bu olmazsa, sonuç yine hüsran olur. Bu milletin artık deneme-yanılma yöntemine tahammülü kalmadı. Ya halkla bütünleşmiş, vatan derdini kendi derdi yapmış isimlerle sahaya çıkarsınız ya da bu enkazın altında siz de kalırsınız!

​Benden söylemesi; uyarması bizden, takdir milletten.


© Habererk