menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dayatılan anayasa değil, milli devlete sadakat gerekiyor

242 6
20.02.2026

Türkiye’nin suni gündemlerle meşgul edildiği bir dönemde, “yeni anayasa” tartışmalarının bir dayatma olarak karşımıza çıkarılmasını son derece maksatlı buluyorum. Mevcut anayasanın yüzde 85’i zaten bu iktidar tarafından değiştirilmişken, hâlâ yeni bir metin arayışına girilmesi Türk halkının faydasına bir adım değildir. Asıl mesele yeni bir metin yazmak değil; mevcut anayasaya uyulması, yoksulluğun ortadan kaldırılması ve yıpratılmış devlet yapısının onarılmasıdır.

Meşruiyetin Şartı: Milli İrade ve Kurucu Meclis

Gerçek bir anayasa yapım süreci, kapalı kapılar ardındaki siyasi pazarlıklarla veya oldu-bitti hamleleriyle yürütülemez. Meşru bir süreç ancak şu adımlarla mümkündür:

Halkın Onayı: Evvela halkın yeni bir anayasa isteyip istemediği referanduma sunulmalıdır. Temsil Adaleti: Nitelikli çoğunluk kabul ederse, barajsız bir seçimle her kesimi kapsayan bir Kurucu Meclis oluşturulmalıdır. Son Söz Milletin: Bu kurucu meclisin hazırlayacağı anayasa taslağı yeniden referanduma sunulmalıdır.

Bu demokratik süzgeçlerden geçmeyen hiçbir........

© Habererk