Teröristlere inanılır mı?
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI ÇERÇEVESİNDE KAVRAMLARIN ANLAMI VE İSTİSMARI
“Sözlerimde yanlış var mı? Türk beyleri, millet, işitin!”
Bilge Kağan
(Kaynak: Orhun Yazıtları – Kül Tigin Yazıtı, Güney Yüzü (Çeviri: Muharrem Ergin, “Orhun Abideleri”, 1970)
GİRİŞ
Son günlerde bir oldu bittiyle fiilen oluşturulan "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu" adlı yapının ismi, ilk bakışta toplumsal birlik, barış ve anayasal değerleri çağrıştırmaktadır. Ancak içeriğine ve hedeflediği konulara bakıldığında, bu komisyonun isminin ötesinde bir rol oynamaya aday olduğu görülmektedir. Bu yazı, söz konusu komisyonun adı altında meşrulaştırılmaya çalışılan sürecin, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın temel ilkeleriyle ne kadar örtüşüp örtüşmediğini sorgulamakta ve terör örgütlerinin kavram manipülasyonu yoluyla yürüttüğü ideolojik faaliyetleri açığa çıkarmayı hedeflemektedir. Bu komisyon, adı itibarıyla asil değerleri simgelerken, barındırdığı niyetler ve muhatapları nedeniyle tehlikeli bir paradoksun temsilcisi konumundadır. Bu durum, Türkiye'nin üniter yapısına yönelik tehditlerin artık yalnızca fiziki değil, aynı zamanda kavramsal ve ideolojik bir boyuta ulaştığının da kanıtıdır.
1. "Milli Dayanışma", "Kardeşlik" ve "Demokrasi" Kavramları Anayasa’da Var mı?
Bu kavramlar, zaten Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın temelinde yer almaktadır. Anayasal düzende bu değerlere yer verilmiş olduğundan, bu kavramlar üzerinden yeni yapılar kurmak, anayasa dışı niyetleri gizleme aracı haline gelebilir. Anayasa'nın başlangıç ilkeleri, bu kavramların evrensel değerler olmasının ötesinde, Türk milletinin tarihi ve manevi değerleri, Atatürk milliyetçiliği ve inkılaplarıyla sıkı sıkıya bağlı olduğunu açıkça belirtmektedir. Terör örgütlerinin bu kavramları kullanması, Anayasa'nın belirlediği bu çerçeveyi hiçe saymakta, bu nedenle samimi bir demokratik talepten ziyade, parçalanmaya yönelik bir maske olarak ortaya çıkmaktadır.
Milli Dayanışma: Anayasa'nın başlangıç kısmında: “Topluca Türk vatandaşlarının milli gurur ve iftiharlarda, milli sevinç ve kederlerde, milli varlığa karşı hak ve ödevlerde... ortak olduğu…” Bu ifade, milli dayanışma kavramını doğrudan tanımlayan bir anayasa hükmüdür. Bu tanım, terör örgütünün etnik temelde dayattığı ayrışmacı dayanışma anlayışından tamamen farklıdır. Anayasa'nın tarif ettiği milli dayanışma, tüm vatandaşların ortak kader ve ülkü birliğine dayanırken, terör örgütünün "dayanışma" söylemi etnik aidiyet üzerinden bir ayrışmayı hedeflemektedir.
Kardeşlik: Yine Başlangıç kısmında yer alan şu ifade, anayasal kardeşlik anlayışını yansıtır: “…birbirinin hak ve hürriyetlerine kesin saygı, karşılıklı içten sevgi ve kardeşlik duygularıyla… huzurlu bir hayat talebine hakları bulunduğu…” Bu cümleyle Anayasa, kardeşliği sadece bir toplumsal ideal değil, aynı zamanda anayasal bir çerçeve olarak sunmaktadır. Anayasa'nın başlangıç metninde geçen........
