TÜRKOSFER
Sömürgecilik başlayana kadar olan devirlerde toprakları geniş olan, daha önce üzerinde müstakil devletler kurulan coğrafyaları bünyesine katan büyük devletlere, imparatorluk denirdi. İmparatorluklar ele geçirdikleri topraklar arasında ayrım yapmazlardı. Hepsi vatandı. Osmanlı için stratejik önemi olmayan Yemen’de, iki yüz yılda iki milyon Türk genci şehit oldu. Neden? Çünkü Yemen Anadolu ve Rumeli gibi vatandı.
Avrupalıların Amerika, Afrika ve Uzak Asya’yı sömürgeleştirmeleriyle kurulan İngiltere, Fransa, İspanya, Hollanda ve Portekiz gibi modern imparatorlukların mantalitesi farklıydı. Onlara göre sadece devletin kurulduğu coğrafya vatandı. O coğrafyada yaşayanlar vatandaştı. Ele geçirilen coğrafyalar sömürge, o coğrafyalarda yaşayan geri kalmış halklar, paryaydı. Hiçbir hakları yoktu. Egemen gücün isteklerine boyun eğmek zorundaydılar. Satılabilir, alınabilir, kiralanabilir, uzak coğrafyalara gönderilebilirlerdi. Kölelerin soylarından gelenlerde köle olurdu.
Egemenler işgal ettikleri toprakları sömürürler, elde ettikleri gelirleri ana vatana aktarılırdı. Madenler ana vatana taşınırdı. Anavatandan sömürgeye göçen vatandaşlar statülerini kaybederlerdi. Mesela İngilizler ele geçirdikleri Amerika topraklarının gerçek sahiplerinin büyük çoğunluğunu öldürdüler. Bölgeye yerleşen İngilizlerin İngiltere’de hiçbir hakkı yoktu. İngiltere parlamentosunda Amerika’daki İngilizleri temsilen bir tane bile milletvekili yoktu. İspanya ve Portekiz sömürgelerinde durum daha da berbattı. Amerika’da doğan bir İspanyol ve Portekizli ikinci sınıftı. Asla İspanya ve Portekiz’de doğan bir soydaşıyla evlenemezdi.
Kendi vatandaşlarına bunu yapanlar, yerlilere neler yapmaz? Batılılar insanlara zülüm yapmakta birbirleriyle yarıştılar. Yaratıcı oldular. Bu sürecin doğal sonucu, ezilen halkların Batılılardan nefret etmesi oldu. 2. Dünya Savaşından sonra sömürgecilik bilinen şekliyle son buldu. Eski sömürgeler, monarşi veya cumhuriyetle yönetilen bağımsız (!) devletlere dönüştü. Kimisi batı, kimisi doğu blokunda yer aldı. Fakat halkların durumunda kayda değer bir iyileşme olmadı.
Bazı memleketlerde sömürü şekil değiştirerek devam etti. Bazısında idareciler iyi niyetli ve gayretli ama bilgisiz ve........
