menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türk Milliyetçiliği Fikrinin Doğuşu

206 0
04.05.2026

Başta Başbuğumuz ve Atsız Bey olmak üzere 3 Mayıs’ın kahramanlarına…

Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşünü durdurmak için ortaya atılan fikirlerden en etkilileri İslamcılık, Osmanlıcılık ve Türkçülüktü. Rakip gibi gözüken üç fikir akımı da milliyetçi ruha sahipti. Amaç Türk imparatorluğunu kurtarmaktı. Yunan İsyanıyla başlayan ayrılıkçı hareketler, Sırpların, Romenlerin, Bulgarların Osmanlı’dan ayrılmasıyla devam etti. Hıristiyan unsurların çoğunun imparatorluktan ayrılması Osmanlıcık fikrini zayıflatırken, İslamcılık fikrini güçlendirdi.

1908’de, İkinci Meşrutiyet’in ilanından sonra Ermeni çeteleri başta olmak üzere Arap ve Kürt ayrılıkçılar, ayaklanmalar başlattılar. Ermenilerin, Arapların ve Kürtlerin özerk olması ve/veya ayrı devletler kurması gerektiğini savunan dernekler kuruldu. Bu gelişmelerin önüne geçebilmek için uygulamaya konulan Osmanlıcılık ve İslamcılık akımlarının dağılmayı engelleyemeyeceği anlaşılınca, aydınlar başka çareler aradılar.

Bu tarihlerde ortaya atılan Türkçülük fikrini benimseyen aydınlar, 1912 yılında Türk Ocağı’nı kurarak, sistemli çalışmalar yapmaya başladılar. Bu çalışmalardan en ehemmiyetli olanı, milliyetçiliğin sesi hâline dönüşen Türk Yurdu dergisidir.  

Türk Ocaklarına mensup olan aydınların milliyetçilik telakkilerinin aynı olduğunu iddia etmek mümkün değildir. Onlarca farklı milliyetçilik anlayışı gündeme gelse de milliyetçiler iki anlayışın etrafında kümelendiler. Bunlar Yusuf Akçura’nın savunduğu soy milliyetçiliğiyle, Ziya Gökalp’in geliştirdiği kültür milliyetçiliğidir.

Yusuf Bey, “Üç Tarz-ı Siyaset” adlı makalesinde, Osmanlıcılık, İslamcılık ve Türkçülük düşüncelerini ele alır. Türkçülük fikrinin devlet siyaseti olması gerektiğini öne süren Akçura şöyle yazar: “Türk birliği Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Türkleri din ve ırk bakımından birleştirecek, ayrıca Türk aslından olmayan bir derece Türkleşmiş unsurlar da Türklükte temsil edilecek ve hiç temsil edilmemişlerle daha millî vicdana sahip olamamış bulunanlar da Türkleştirilecektir. Asıl önemli olan dünyaya yayılmış bulunan Türklerin birleşmesi ve büyük bir milliyet-i siyasiye meydana gelmesidir, bu Türkçülük sayesinde olacak ve Türk toplumlarının en kuvvetlisi, en ileri ve uygarı olan Osmanlılar bu işte esas rolü oynayacaktır.”

İkinci ana damarı temsil eden Gökalp’e göre, “Türkçülük, Türk milletini yükseltmek demektir. Millet ne ırki ne kavmi ne coğrafi ne siyasi ne de idari bir zümredir. Millet lisanca, dince, ahlâkça ve bediiyatça müşterek, aynı........

© Habererk