Süper güçler tarihte nasıl değişti?
İçinde bulunduğumuz günlerde kötü yönetilen bir süper gücün yani ABD’nin hızla zayıfladığına ve Çin’in ‘’tek kutuplu dünya yerine çok kutuplu dünya’’ tezini savunarak, temkinli ama kararlı ve emin adımlarla ikinci süper güç olmaya doğru ilerlediğine şahitlik ediyoruz.
İnsanlık süper güçlerin bu vasıflarını kaybettiklerine ve büyük güçlerin süper güçlere dönüştüğüne çok şahitlik etti. Eğer yakın tarihi ele alırsak, Osmanlılar İstanbul’u aldıklarında süper güç oldular. Cengiz imparatorluğunun dört parçaya bölünerek süper güç vasfını yitirmesinden, İstanbul’un fethine kadar süper güç yoktu. Büyük güçler vardı. İstanbul fetih edildiğinde Karakoyunlular, Altın Orda, Memlukler zayıflamakta olan Akkoyunlular, Macaristan, İspanya ve Rusya kuvvetlenmekte olan güçlerdi. İngiltere, Fransa ve Avusturya orta boy devletlerdi. Avrupa’nın bir numarası Venedik’ti.
Süper güç olduktan sonra Osmanlı’ya ilk meydan okumalar iki Türk devletinden geldi: Akkoyunlular ve Safeviler. Her iki güçte savaş meydanında ezildiler. İspanya Krallığıyla Avusturya İmparatorluğunun veraset kanunları sayesinde, tek kişide, yani Şarlken’de birleşmesi, ortaya bir süper güç adayını çıkardı: Kutsal Roma İmparatorluğu. Şarlken Fransa’yı ezdi. İngiltere’yi silikleştirdi. Neredeyse Avrupa’yı tek bayrak altında birleştirdi. Kuzey Afrika’da fetihler yaptı. Brezilya dışında Güney ve Orta Amerika’nın tamamı ve bugünkü ABD’nin batısı İspanya’ya aitti.
Şarlken Osmanlılarla savaş meydanında karşı karşıya gelmeme siyaseti güttü. Avrupa’nın ortalarına kadar giden Osmanlı orduları karşılarında savaşacak ordu bulamadılar. Bununla beraber Osmanlı donanması Kuzey Afrika’yı Kutsal Roma’dan aldı. Birleşik Haçlı donanmasını Preveze’de yok etti. Osmanlı Katolik olan Kutsal Roma’ya karşı Protestanları destekledi. Fransa’yı himaye ederek Katolikleri de böldü.
Bu hamlelerle zayıflatılan Kutsal Roma, 1556’da Şarlken’in tahttan çekilmesi üzerine Avusturya ve İspanya olarak ikiye bölününce süper güç olma iddiasını kaybetti. Avusturya, Napolyon tarafından yıkıldığı 1806’ya kadar Osmanlının başat rakibiydi.
Osmanlılar süper güç pozisyonunu 1683 senesinde Viyana kuşatmasının hezimetle son bulması üzerine kaybettiler. Osmanlılar bir meydan okumayla karşı karşıya değildiler. Avusturya’nın başkentini almayı hedefliyorlardı. Karşılarında yek vücut halde Avrupa vardı. Avrupalılar, Viyana düşerse, mezhepler nedeniyle paramparça olan Avrupa’nın Türk istilasına uğrayacağından emindiler. Öyle ki müttefikimiz olan Fransa bile Viyana’yı savunmak için gönüllü adı altında ordu gönderdi.
Bir tarafta sadece........
