menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bugün ile aramızdaki dün

243 0
17.03.2026

Bernard Lewis'in Müslüman toplulukların siyaset anlayışları ile ilgili isabetli bir tespiti var, şöyle der: yönetimin çürüdüğü ,yozlaştığı dönemlerde bile, Müslüman yazarlar hükümdarın yönetme yetkisi ve otoritesinin ,bu yetki hangi yoldan ele geçirilmiş ve nasıl uygulanmakta olursa olsun,ilahi irade sonucu oluşmuş  bir gereklilik olduğu görüşünü sürdürmüşlerdir."(İslam'ın Siyasal Söylemi,s.54)

Bugün geniş bir çevrede bu anlayışın hala devam ettiğini, İslam dünyası ile demokrasi arasında bir aşılmaz duvar gibi durduğunu söyleyebiliriz.

Bir yetki, ilahi iradeye isnat edildiğinde, onu sorgulamak, denetlemek artık mümkün olmamaktadır. Çünkü ilahi olanı denetlemek, beşeri olanı ilahi olanın üstüne çıkarmaktır. Böyle bir denetim ancak  yönetme yetkisinin Allah tarafından değil, hitap ettiği topluluk tarafından verildiğini kabul etmekle mümkün olur. Allah'tan olanı denetlemek için ondan daha üstün bir gücün varlığını kabul etmek gerekir. Bu da en hafif tabirle şirk, yani Allah'a ortak çıkarmaktır.

Yönetimi ilahi iradeye bağlamak veya Emevilerin yaptığı gibi kaderle ilişkilendirmek aslında İslam'dan neşet eden bir durum değil, tamamen dönemin İslam okumalarından kaynaklı bir durumdur.Çağın zihniyet ve idrakinin İslam'a........

© Habererk