Güven/sizsiniz!
“Güvende değil miyiz?” sorusu, iki gündür medyada yüreğimize ateş gibi düştü; sanki tonlarca ağırlığın altında kalmışız gibi içimizi ezdi. Şiddete “Hayır” Demekten yo-rul-duk! Eğitimde, sağlıkta, trafikte… Şiddet artık hayatın her alanında karşımıza çıkan bir gölgeye dönüştü. Bizler ise her yeni olaydan sonra aynı cümleyi kurmaktan usandık: “Şiddete hayır!” Oysa kimsenin “şiddete evet” dediği yok. Sorun, bu sözün artık bir refleks hâline gelmesi; çözümün ise hâlâ bir irade meselesi olarak ertelenmesidir. Dün Siverek’te, bugün Maraş’ta… Bir öğrenci okula silahla nasıl girebilir? Bu sorunun yanıtı yalnızca güvenlik açığında değil; toplumun ihmalle örülmüş kırılgan yapısında saklıdır. Anlamak güç, kabullenmek ise imkânsızdır. Çünkü küçük çaplı bir alışveriş merkezine bile girerken X-ray cihazından geçmenin doğal kabul edildiği bir ülkede, çocukların eğitim gördüğü okulların ve insanların şifa bulmak için başvurduğu hastanelerin yeterince korunmaması, vicdanlarda derin bir yara açmaktadır. Güvenlik, lüks değil; temel bir haktır. Bu hak, yalnızca duvarlarla değil, akılla ve sorumlulukla inşa edilir. Okullar, hastaneler ve kamu kurumları sadece hizmet verilen alanlar değil; aynı zamanda toplumun geleceğini ve huzurunu temsil eden mekânlardır. Bu nedenle güvenlik önlemlerinin artırılması bir seçenek değil, zorunluluktur. Ancak mesele yalnızca metal dedektörleri ve X-ray cihazları değildir. Şiddeti doğuran öfke, ihmal edilen değerlerin ve görmezden gelinen sorunların bir sonucudur. Ailede başlayan eğitim, okulda pekişen değerler ve toplumda güçlenen empati kültürü olmadan, alınan hiçbir fiziksel önlem tek başına kalıcı çözüm sunamaz. Güvenlik cihazları kapıları korur; fakat vicdanı ve aklı inşa eden şey eğitimdir. Asıl soru şu: İnsan ihmal mi ediliyor? Eğer cevap “evet” ise, kaybettiğimiz yalnızca güvenlik değil; insanlık değerleridir. Oysa insan korunmalı, eğitilmeli ve geleceğe umutla hazırlanmalıdır. Çünkü bir toplumun gerçek gücü, sahip olduğu silahlarda değil; yetiştirdiği bireylerin vicdanında saklıdır. Şiddete “hayır” demek yetmez. Onu doğuran sebepleri ortadan kaldırmak gerekir. Çünkü ihmal edilen her insan, gelecekte telafisi zor bir kayba dönüşebilir. Ve unutulmamalıdır ki, güvenliğin sağlanmadığı bir toplumda ne eğitim yeşerir ne de adalet kök salar. Artık söz değil, çözüm zamanıdır. Saygılar
