Öğrencisi tarafından öldürülen şehit Fatma Nur Çelik öğretmenin ardından
Bu Ülke Ne Zaman Öğretmenine Sahip Çıkacak? Bir öğretmen toprağa verildi bugün. Sınıfında tebeşir tutan eller, şimdi kefenle örtülü. Tahtaya yazdığı harfler yarım kaldı. Belki o sabah yine “Çocuklar, bugün yeni bir konuya başlıyoruz” demişti… Ama biz yeni bir konuya değil, yeni bir utanca uyandık. Bu ülkede öğretmen olmak artık sadece ders anlatmak değil; sabırla büyüyen öfkeyi taşımak, değersizleştirilmeye alışmak, sistemin yükünü omuzlamak demek. 25 yıllık iktidar boyunca eğitim sistemi kaç kez değişti? Kaç bakan geldi geçti? Kaç müfredat bir gecede silindi? Kaç öğretmen “itibarlı meslek” söylemleri arasında yalnız bırakıldı? Eğitim bir ülkenin vicdanıdır. Ama biz o vicdanı yıllardır politik hesaplara, ideolojik tartışmalara, liyakatsiz atamalara, sınav sistemlerindeki kaosa teslim ettik. Okulları betonla büyüttük belki, ama içindeki ruhu küçülttük. Öğretmeni itibarsızlaştıran dil, veliyi öğretmene karşı kışkırtan söylemler, şiddeti sıradanlaştıran bir toplumsal atmosfer… Sonunda ne oldu? Bir sınıf, bir okul, bir şehir karardı. Bu sadece bir cinayet değil. Bu, yıllardır biriken ihmalin, yanlış politikaların, “nasıl olsa idare eder” anlayışının acı faturasıdır. Öğretmen; bu ülkenin en sessiz fedakârıdır. Kendi cebinden kalem alır. Kendi yorgunluğunu saklar. Kendi derdini sınıf kapısında bırakır. Ve şimdi bir öğretmen daha, kendi öğrencisinin ellerinde hayatını kaybediyor. Sormamız gereken soru şu: Biz neyi kaybettik? Sadece bir canı değil… Bir ideali kaybettik. Bir umudu kaybettik. Çocuklara “gelecek” diyen sesi kaybettik. Eğer bir ülkede öğretmen korkarak derse giriyorsa, orada sadece eğitim değil, toplumun vicdanı da çökmüştür. Bugün ağlıyoruz. Ama yarın ne yapacağız? Gerçekten öğretmeni koruyan yasalar mı çıkaracağız? Psikolojik destek sistemlerini güçlendirecek miyiz? Okulları güvenli alanlar hâline getirecek miyiz? Yoksa yine birkaç gün konuşup unutacak mıyız? Bir öğretmen toprağa verildi. Toprağa düşen sadece bir beden değil; bir ülkenin aynasıdır. Ve o aynaya bakmak artık hepimize ağır geliyor.
