menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sınırsız Güç

22 0
17.09.2026

Siyasette sınırlandırılmamış güç, zamanla sınırsız bir güce dönüşebilir. Sınırsız güç ise yalnızca siyasetin değil, devlet düzeninin, hukuk sisteminin ve toplumdaki adalet duygusunun da karşı karşıya kalabileceği en ciddi tehlikelerden biridir.

Ben, demokratik bir devlet düzeninde hiçbir makamın ve hiçbir siyasi gücün hukuk karşısında sınırsız yetkiye sahip olmaması gerektiğine inanıyorum. 

Gücün sınırlandırılması, kişilere veya dönemsel siyasi tercihlere bırakılabilecek bir mesele değildir. Bunun güvencesi; Anayasa, bağımsız ve tarafsız yargı, TBMM'nin denetim yetkisi, siyasi partiler mevzuatı, özgür basın, demokratik kurumlar ve etkin denetim mekanizmalarıdır.

Çünkü demokrasinin özü yalnızca seçim yapmak değildir. Demokrasi aynı zamanda iktidarın nasıl kullanılacağını, hangi sınırlar içinde kalacağını ve kime karşı hesap vereceğini belirleyen bir hukuk düzenidir.

Devlet ve fert ilişkisi yeniden düşünülmelidir. Devlet ile fert, kamu gücü ile birey arasındaki ilişki; üstünlük ve ayrıcalık anlayışı üzerinden değil, hukuk ve eşit yurttaşlık ilkesi üzerinden kurulmalıdır.

Bir insanın ekonomik durumu, makamı, mevkii, serveti, mesleği, siyasi görüşü, mensubu olduğu parti, dili, dini, mezhebi, eğitim düzeyi, cinsiyeti veya medeni durumu; hukuk karşısındaki hak ve yükümlülüklerinin belirleyicisi olmamalıdır.

Zengin için başka, fakir için başka; güçlü için başka, güçsüz için başka; iktidara yakın olan için başka,........

© Habererk