menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Savaş piyadesi olacaklar mı?

11 0
11.03.2026

Amerika ve İsrail, Kürt unsurları bir kez daha kendi jeopolitik çıkarları doğrultusunda kullanmak istemektedir. Kendi askerlerinin sahada kayıp vermemesi için, bölgedeki bazı grupları adeta bir savaş piyadesi gibi cepheye sürmek istemekten çekinmemektedirler. Bugün olmasa bile yarın bunun üzerine daha çok çalışacaklarını düşünüyorum.Tarihte defalarca görüldüğü gibi, büyük güçlerin bu tür vekâlet savaşları yürütmesi yeni bir durum değildir.

Türk devlet aklının ise Bugün yaşanan gelişmeleri yaklaşık iki yıl öncesinden öngörerek gerekli önleyici stratejileri, terörsüz Türkiye ve Terörsüz bölge projesinin hayata geçirmesi ve bu doğrultuda kararlı adımlar atması ülkemiz açısından son derece önemli ve faydalı olmuştur. Ölçüyü ise kaçırmamak ve her planı yapmak gerekir. Ben yapılmakta olduğuna da inanıyorum. 

Özellikle yaklaşık on iki yıldır millî ve yerli savunma sanayii alanında yürütülen yoğun çalışmaların değeri bugün çok daha iyi anlaşılmaktadır.

Savunma alanında dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik bu stratejik yatırımlar, Türkiye’nin güvenliği ve caydırıcılığı açısından hayati bir rol oynamaktadır.

Devletimizin, içinde bulunduğumuz coğrafyanın zorluklarını dikkate alarak dünya ve bölgemizde yaşanabilecek gelişmeleri önceden öngörmesi ve buna göre hazırlık yapması oldukça isabetli bir yaklaşım olmuştur.

Türk Devletleri Teşkilatı’nın kurulması, Karabağ Zaferi, “Mavi Vatan” doktrini çerçevesinde denizlerde yürütülen politikalar, Irak, Libya ve Somali’de kurulan askerî üsler; Afrika, Balkanlar, Kafkasya, Asya ve Orta Doğu’da geliştirilen stratejik iş birlikleri Türkiye’nin jeopolitik vizyonunun önemli adımlarıdır.

Özellikle Çelik Kubbe hava savunma sistemi, KAAN savaş uçağı, HİPER, ATMACA, TAYFUN, SİPER ve SOM gibi füze sistemleri ile GAZAP projesi; fırkateyn ve korvet sınıfı savaş gemileri, denizaltı projeleri, Kızılelma insansız savaş uçağı ile SİHA ve İHA teknolojilerinde kaydedilen ilerlemeler Türkiye’nin savunma kabiliyetini ciddi biçimde artırmaktadır.

Bununla birlikte aynı anda 39 savaş gemisinin inşa edilmesi de son derece ileri görüşlü ve stratejik bir vizyonun göstergesidir. 

Bu projelerin bir kısmının tamamlanarak seri üretime geçmesi, envantere alınması ve gerekli stokların oluşturulması için zaman bizim için son derece kıymetlidir.

Bu nedenle İHA ve SİHA' LARA dikunacagiz, füze karın mi doyuruyor, Bize kim saldıracak ki dünyadan habersiz Kerim yanlış fikirler, “balıklar ürkecek” gibi zırvalar ile bu sistemleri test etmekten ve üretmekten vazgeçmemiz mümkün değildir. Güçlü bir savunma altyapısı, ancak kararlı bir irade ve sürekli gelişimle mümkün olabilir.


© Habererk