Tek Adam Rejiminin Türkiye’ye Bedeli
Yasama, yürütme ve yargı… Bir devletin omurgası, bir milletin güvenlik supabı, özgürlüğün sigortası. Bu üç sacayağı ne zaman tek bir elde toplanırsa, orada demokrasi yerini otoriterliğe, hukuk yerini keyfiliğe, milletin iradesi yerini bir kişinin iradesine bırakır. İşte tam da bu noktada karşımıza çıkan kavramın adı, başkanlık sistemidir.
Türkiye’ye dayatılan başkanlık modeli, dünyadaki örneklerinden farklıdır. Çünkü gerçek başkanlık sistemlerinde dahi denge ve denetleme mekanizmaları işler, kurumlar bağımsızdır, yasama yürütmeye kafa tutabilir, yargı kalkan olmayı sürdürebilir. Oysa Türkiye’deki modelde egemenlik, Anayasa’nın açık hükmü olan “kayıtsız şartsız milletindir” ilkesinden koparılıp tek bir kişinin kararlarına ipotek edilmiştir.
Başkanlık sistemi adı altında, milletin iradesi saray koridorlarında boğulmuştur. Parlamento bir onay merciine, yargı ise bir formaliteye indirgenmiştir. Böylece kuvvetler ayrılığı değil, kuvvetler birliği; demokrasi değil, şahıs rejimi inşa edilmiştir.
Unutmayalım ki Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet, “tek adam”........

Toi Staff
Sabine Sterk
Gideon Levy
Mark Travers Ph.d
Waka Ikeda
Tarik Cyril Amar
Grant Arthur Gochin