Şah Sultanlar...
Yavuz Sultan Selim, II. Selim ve III. Mustafa...
Osmanlı tarihinin bu üç kudretli padişahı kızlarına Şah Sultan ismini verirler.
Yavuz Sultan Selim’in Şah Sultan’ı aynı zamanda Kanuni Sultan Süleyman’ın kardeşidir.
Çocukluğu ve gençlik yılları, ağabeyinin sancakbeyi olarak bulunduğu Manisa’da geçer.... Halvetiliğin bir kolu olan Sünbülî Tarikatına burada girer, İstanbul Aksaray’da Sümbüliye Dergâhına bağlı bir tekkenin şeyhi iken annesi Hafsa Hatun’un daveti üzerine Manisa’ya gelen, çeşitli baharatlardan yaptığı mesir macunu ile hastaları tedavi ettiği söylenen Merkez Efendi ile burada tanışır.
Kimi kaynaklar Merkez Efendi’nin müridesi olduğunu söylerken, kimileri de onunla evlendiğini, hatta bir de çocuklarının olduğunu yazarlar. Bu kaynaklara göre söz konusu izdivaç, dönemin siyasi şartları ve başka kaygılar sebebiyle gizli tutulmuştur. Evliliğin olup olmadığı, olduysa bile ne zaman ve niçin ayrıldıkları konusundaki tartışmalar bir yana, Şah Sultan’ın kayıtlara geçen ilk evliliği, 1523 yılında Yanya Sancakbeyi Arnavut Lütfi Paşa ile olmuştur.
On dokuz yıl süren bu evlilikten iki kızları olmasına, Lütfi Paşanın sadrazamlığa kadar yükselmesine rağmen Şah Sultan mesut olamamıştır. Zira ikilinin yapıları ve ruh dünyaları çok farklıdır. Şah Sultan, tasavvuf ehli, naif bir kişiliğe sahipken Lütfi Paşa, acımasız, gaddar ve sert bir adamdır. Bir defasında zina yapan bir kadının organını dağlatmış buna engel olmak isteyen Şah Sultan’a da şiddet uygulayıp hançerle üzerine yürümüştür.
Haberi duyan Kanuni Sultan Süleyman, kardeşine yapılan bu muameleye çok üzülmüş, hızlıca boşanmalarını sağlayıp Lütfi Paşayı saraydan ve sadrazamlıktan uzaklaştırmıştır. Evliliğinin bittiği 1541 yılından sonra kendini tümüyle hayır ve hasenat işlerine adayan Şah Sultan, biri Bahariye’de diğeri de........
