menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

‘Jön Türk basını’nı hortlatma telaşı!

44 0
22.06.2026

“Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet” nutuklarıyla tahtından indirilen Cennetmekân Sultan II. Abdülhamid Han’ın iktidarında;

18'i Türkçe, 1'i Arapça, 9'u Rumca, 9'u Ermenice, 3'ü Bulgarca, 7'si Fransızca, 2'si İngilizce ve 1'i Almanca olmak üzere sadece payitahtta…

Yani imparatorluğun başkenti İstanbul’da günlük 50 farklı gazete yayınlanmaktaydı.

Sözde “ünlü sansür dönemi” olarak anılan bu dönemde ise “Jön Türk basını”, Sultan Abdülhamid'e yönelik hakarette sınır tanımıyordu.

“Padişahın gizli bir anlaşmayla devletin Balkan coğrafyasındaki topraklarını Avusturya'ya sattığını, anlaşmanın açıklanması için uygun zamanın beklendiğini” bile hiç çekinmeden yazıp çizebiliyordu.

Sonrasında iktidarı ele geçiren İttihat Terakki’nin;

“Tetikçileri” ve “fedaileri”nin yanı sıra kendi “gazeteleri” ve hiç sarsılmayan bağlarla bağlanmış “gazetecileri(!)” vardı.

İttihat ve Terakki Cemiyeti, odağında “basının yer aldığı” bir propaganda faaliyeti üzerine kurulmuştu.

Abdülhamid'i tahttan indiren, yerine Sultan Reşad'ı geçiren İttihatçılar, Osmanlı’yı felakete sürükleyen çapsız siyasetini de “basın desteğiyle” halka kabul ettirmişti.

Sonrasında ise “özgürlük” diye çıktıkları yolda sansürün dik alasını kendileri uyguladılar ve “memleket menfaatine aykırılık” gerekçesiyle kendi arkadaşlarının yayınladığı gazeteleri dahi kapattılar.

1909 yılında 377 olan gazete sayısı sadece 3 yıl sonra, 1912’de 45'e düştü.

Tanin, Mizan, Serbesti ve İkdam gibi gazeteler, İttihatçıların döneminde silinip gitti.

Basının öneminin farkında olan Mustafa Kemal, Anadolu Ajansı'nı kurup her görüşten gazetecilerle temas kursa da savaşın ardından başlattığı reformlara yönelik direnç gördüğünde yaklaşımını değiştirdi.

“150'likler” diye anılan sürgün listesinde gazeteciler yer aldı.

Nisan 1924'te 149 kişi olarak netleşen liste, Haziran 1924'te “Köylü Gazetesi” sahibi Refet Bey'in eklenmesiyle 150 kişi olarak kesinleşti.

Kalan gazetecilerin bir kısmı ise korkudan kalemlerini kırıp yazı hayatından çekildi.

İstiklal Mahkemeleri ve Takrir-i Sükun Kanunu da o dönem gazetelerin üstünde adeta sallanan kılıç işlevi gördü.

Atatürk’ün yanından ayrılmayan Zekeriya Sertel bile........

© Haber7