menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Buyurun, CHP’yi çift başlı yönetin!

34 0
07.06.2026

Türk siyasetinin yaklaşık 40 yılına damgasını vuran Turgut Özal, Süleyman Demirel, Alparslan Türkeş, Necmettin Erbakan ve Muhsin Yazıcıoğlu gibi liderler, Türkiye’nin çıkış yolunun hep ülke yönetiminde çift başlılığı bitirecek ‘Başkanlık sistemi’ olduğuna işaret etti.

Ne var ki, her gündeme getirdiklerinde CHP tarafından linç edildiler âdeta.

İronik tarafı, aynı CHP’nin ülkeyi 30 yıl tek parti, tek adam rejimiyle yönetmiş olmasıydı!

İşte bu dönemde yaptıklarından ötürü milletin bir daha tek başına hükûmet şansı vermediği CHP, koalisyon hükûmetlerine kapı aralayan parlamenter sistemin kaos kapılarını ustaca kullanarak, bir şekilde devlette ve bürokraside rejim baskısını devam ettiriyordu.

Zayıf hükûmetler, kendilerinden görmedikleri ‘sessiz çoğunluğa’ karşı ellerindeki en büyük kozdu.

Adalet Partisi gibi TBMM’de çoğunluğu kazanan bir hükûmet oluşur ve tek başına iktidar olursa, onları da ya darbelerle idam sehpasını göstererek yahut milletvekili transferleriyle zayıflatarak yola getiriyorlardı.

En son 90’larda ömrü iki ayı bulmayan koalisyon hükûmetlerinin Türkiye’yi nereye getirdiğini tecrübe ettik milletçe.

Üst üste ekonomik krizler, siyasi krizler derken, başını çekenlerin gururla (!) “İsrail için yaptık” itirafında bulunduğu 28 Şubat postmodern darbesi geldi.

Darbecilerin çoğunluğu kazanan Erbakan’ın Refah Partisini yok sayıp, sonra da kapatarak iş başına getirdiği CHP geleneğinin temsilcisi DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit ile onun Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturttuğu Ahmet Necdet Sezer’in kavgası, 2001’de yaşanan büyük ekonomik buhranla birlikte Türkiye’ye “Yeter artık!” dedirtti ve 2002’de Recep Tayyip Erdoğan’ı milletin umudu yapan AK Parti tek başına iktidar oldu.

O sandıkta, Meclis’te grup kurabilecek çoğunluğa ulaşabilen tek muhalefet partisi........

© Haber7