menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tek Türkiye, yok öyle!

30 18
18.02.2025

Almanya’da doğdum, Türkiye’de büyüdüm.

Ben buralarda büyümeye çalışırken…

Rahmetiler; Babam, Anneannem, Teyzem Almanya’daydı.

Annem, Ablam ve başka birçok Aile Büyüğüm de öyle.

Bizimki “Almancı” denilen bir Aile’ydi.

Büyüklerim, beni kendilerinden de çok sevdikleri, oralarda “israf” olmamı istemedikleri için Türkiye’ye göndermişler!

Her yaz, birkaç haftalığına gelirlerdi.

Varsa hasretimiz, giderirdik.

Sonra sonra…

Validem, Almanya’dan İsveç’e geçti.

Şimdi çifte vatandaş.

Oraları İsveç’i Annem’den dinliyorum, Almanya’yı da diğer Aile fertlerimden.

Ben burada büyüdüğüm için, kendimi buraya, Türkiye’ye ait hissediyorum.

Onlar, hiçbir yere ait hissetmiyorlar kendilerini.

Türkiye’de de yabancılar, yurt dışında da!

Aynı Aile’den olduğumuz halde, çok farklıyız.

Onlar, ekmek parası için “vatanlarından kopmanın, kopartılmanın” bedelini çok ağır ödemişler.

Aralarında keyifliymiş gibi görünenler var ama, biraz konuştuğunuzda, “sıkıntılarının” çok büyük olduğunu görüyorsunuz.

Kimseye güvenleri kalmamış…

“Doydukları” yerde, “ikinci sınıf insan” olarak görüldükleri hep hissettirilmiş onlara.

Ne yazık ki, bizim buradakilerden bazılarının yanlış işleri, oradan gelenlerden bazılarının da “Alamanya havası” atıp durması, burayla ilişkileri de hasara uğratmış.

Ben, “vatan hasreti”nin ne demek olduğunu onlarda gördüm.

“Yabancılaşmanın” ne demek olduğunu da onlarda gördüm.

Oralarla buraları kıyasladığımda, buraların birçok bakımdan ne kadar üstün olduğunu gördüm.

Bu vatan, çok güzel bir vatan.

Türk Bayrağı altında yaşayan milyonların güzel vatanı.

Nice memleket bilirim, hiçbirisi Türkiye gibi değil.

Bazı kanalların, “vahşetten, rezillikten reyting devşiren”, Türkiye’yi “berbat insanların memleketiymiş gibi” gösteren kimi “proje” programcılarına bakmayın…

Onlar, önlerine gelen nice örnek arasından, “amaçlarına uygun gördüklerini” seçip seçip önümüze getiriyorlar.

Algı operasyonları yapıyorlar!

Anadolu insanının kahir ekseriyetinin kalbi çok güzeldir.

Bu güzellik hareketlerine de yansır.

Başınız dara düştüğünde, diyelim ki arabanız yolda kaldığında, işlerini güçlerini bırakıp yardım etmeye çalışır buraların insanları.

Buralarda misafire hürmetsizlik en büyük ayıplardandır.

Misafir, bereketiyle gelir.

Misafire ikramda bulunanın rızkı ziyadeleşir.

Buna inanır bizim insanımız.

“Afiyet olsun!” dediğinizde “Buyurun, birlikte olsun!” karşılığını alırsınız buralarda.

Almanya’da, İsveç’te böyle şeyler olmaz.

Avustralya’da da olmaz.

Yıllar evvel Avustralya’ya yerleşmiş bir “çift” anlattı:

İlk gittiklerinde börek yapmışlar, yaprak sarmışlar…

“Kokmuştur, canı çekmiştir” diye, iki tabak da yandaki komşuya götürmüşler..

Kapıyı açan........

© Haber7