menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Toplumsal barış ve hoşgörü üzerine: Bir Ramazan anısı

20 0
14.03.2026

Bugünlerde ramazan öncesi (zamanlaması manidar) laiklik üzerinden kutuplaşmaya yönelik bildiri ve ardından okullarda yaşanan ramazan tartışmalarına örnek olacak bir anekdotu (yaşanmışlık hikâyesini) aşağıda vermeden önce Müslüman olduğu söylenen toplumumuzda bu tür tartışmalar toplumu germekten başka bir işe yaramadığı aşikârdır. Müslümanın ramazanından rahatsız olmayan Ermeniler ve onların Noel’inden rahatsız olmayan Müslümandan bugün ne oldu da fırsat bulsa birbirinin boğazına sarılacak insanlar haline geldik? Ramazanı nasıl da din düşmanlığı şekline büründürdük? 

Ramazan ayının manevi iklimi, bayram coşkusuyla birleştiğinde toplumsal ilişkiler üzerinde derin ve iyileştirici bir etki bırakır. Bu mübarek günlerde dargınların barıştığı, kardeşlik ve dayanışma duygularının toplumun her kesimine yayıldığı müşahede edilmektedir. Yapılan araştırmalar; şiddet, cinayet ve hırsızlık gibi asayiş olaylarının ramazan ayında, yılın diğer 11 ayına oranla belirgin bir düşüş gösterdiğini ortaya koymaktadır. Bu huzur iklimi, toplumsal barışın tesisine doğrudan katkı sağlamaktadır. Oruç tutan birey; açlık ve susuzluğu bizzat deneyimleyerek yoksulların halini daha iyi anlar ve empati yeteneğini geliştirir. Bu ruh hali, insanların birbirine karşı daha saygılı, sabırlı ve hoşgörülü olmasını beraberinde getirir. Tam da bu noktada, konunun ruhunu aydınlatan anlamlı bir anekdotu paylaşmadan geçemeyeceğim.

Uzun yıllar Sivas’ta yaşadıktan sonra Amerika’ya göç eden doksan yaşlarını aşmış iş adamı Kirkor Değirmenciyan’ın (vefat ettiyse toprağı bol olsun, yaşıyorsa sağlıklı ömürler dilerim), günümüzün zihni karışık post/modern insanına (her kesime) inançlara saygı konusunda ders niteliği taşıyan ve 2019 yılında yerel bir gazetede kaleme aldığı “Dört Bayramlı Sivas” adlı yazıyı, içeriğine ve yazım şekline hiç dokunmadan paylaşıyorum.  “SİVAS Bezirci Mahallesi

Sivaslı hemşerilerim sene bilirim ki 1940 lı seneler.

Kudretli TANRIMIN verdiği hafıza ile size anlatacaklarımı iyi dinleyiniz.

Ben kocamış KİRKOR derim ki, SİVAS o zamanlar dünyanın en güzel beldesi idiydi.

Lütfen SİVAS´ın kıymetini bilelim, Sivas için çabalar ortaya serelim?

RAMAZAN vakti  idi ki bilirim.

Kurban olduğum anam KEMAHLI MANUŞAK HATUN, çok titizlik ile evi baştan aşağı pak etti.

Neden mi çünkü İftara komşularımızı buyur edecekti.

Biz ORUÇ tutmaz idik amma ORUÇLU insan evladı gibi sukut ederdik.

Hele........

© Haber7