menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ekonominin Gölgesinde: Aile ve Azalan Nesiller (Aile Yazıları III)

7 0
saturday

Bir zamanlar kalabalık aileler, gürültülü sofralar ve "bereket" sayılan çok çocukluluk, bugün yerini sessizleşen evlere ve küçülen aile fotoğraflarına bırakıyor. Dünya, tarihinde ilk kez nüfus artışının değil, nüfus azalışının gündemde olduğu bir döneme giriyor. Japonya'dan Çin'e, Avrupa'dan Amerika'ya kadar doğurganlık oranları hızla düşerken, bu tablo sadece demografik bir istatistik değil; ekonomik zorunluluklar, kadının değişen rolü ve aile kurumunun dönüşen anlamıyla iç içe geçmiş karmaşık bir sosyolojik gerçekliktir. Kadınların işgücüne katılımı arttıkça, özellikle eğitim, kentleşme, gelir artışı ve çocuk bakım maliyetleriyle birlikte toplam doğurganlık hızı çoğu ülkede düşmektedir. Peki, kadının çalışma hayatına katılımını desteklerken doğurganlığı da artırmak mümkün müdür, yoksa bu iki hedef birbirini dışlayan bir çıkmaza mı işaret etmektedir? 

Kadın İstihdamı ve Azalan Doğurganlık

Tarım ya da küçük aile işletmelerinin yerini sanayi bölgelerindeki büyük fabrikaların alması ile birlikte emeğe ihtiyaç duyuldu; ayrıca kırsal yaşamdan kente göçle birlikte (kentte yaşam maliyetinin yükselmesi, birçok hanede tek gelirin yetmez hale gelmesi) ayakta kalabilmek ve yaşamı devam ettirebilmek amacıyla kadının istihdamına ihtiyaç duyulmuştur. Bu durum, kadının çalışmasını tercihten ziyade bir zorunluluk haline getirdi. Tabii bu durum, kadının ücretli bir işte çalışmasını, gelir ve statü kazanmasını da kolaylaştırdı. İlk dönemde esnek çalışma, kayıt dışılık gibi durumlar, kadının daha güvencesiz ve düşük ücretli işlerde çalışmasını da beraberinde getirmiştir. Süreç içerisinde hizmet sektörünün artması ile birlikte kadın istihdam oranı da artmıştır. Diğer taraftan ev işi sorumluluklarının devam etmesi, kadının yükünü ağırlaştırmış. Bu durum aile içinde kadının konumunu güçlendirmiş, aynı zamanda farklı sorun ve çatışmaları da beraberinde getirmiştir. 

Günümüzde tüm dünyada nüfus azalışı ile ilgili ciddi problemler yaşanmaktadır. Küresel nüfus artış hızı azalmakta, özellikle 2060'larda daha da düşmesi beklenmektedir. Düşük doğum oranları ve düşük ölüm oranları birleştiğinde, nüfus azalmaya başlıyor. Bu düşüş sadece ABD ve........

© Haber7