Özgür Özel’e Sikorsky’yi çok görmüşler!
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) üzerine ne zaman bir yazı yazmaya kalksak, aşağı-yukarı aynı omurga üzerinde yürüdüğümüzü görüyoruz. Bunun nedeni, yazı tarzımızla doğrudan ilgili değil. Çünkü öznemiz o kadar çok yazı malzemesi veriyor ki, ister istemez, başladığımız yazı bir şaşkınlık (hayret mi demeliydim), zemininde yürüyor.
Genelde dünyanın, özelde ülkemizin yaşadığı doğal sürecin öznemizin uzaktan-yakından gündemde olmaması bize böyle bir üslup kapısı aralıyor. Dolayısıyla kalemimiz otomatik olarak "Dünya kuantum fiziğini tartışırken biz..." klişesine kayıyor.
Gelin bu sefer bu geleneksel ezberi bir kenara bırakalım. Çünkü karşımızdaki manzara, modern çağın rasyonel eleştirileriyle açıklanabilecek cinsten çok çok uzakta; daha çok absürd tiyatro ile gerilim sinemasının tuhaf bir evliliği gibi. Kendi icat ettiği alternatif evrende yaşayan, skandalları bile klas bir vizyon taşımayan, tam bir "buralı" esnaflıkla yönetilen bir ana muhalefet gerçeğimiz var.
Son günlerde bu alternatif evrenden ortalığa saçılan haber tınıları, bir siyasî partiden ziyade adeta Hollywood yapımı bir mafya-komedi filminin senaryosunu andırıyor.
İtirafçı olan eski CHP'li başkanların iddiaları ortalığa saçıldı ve ne hikmetse henüz kimseden tek ses çıkmadı, çıkmıyor. Tutuklu ve ‘tutkulu’ Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in ifadelerine bakılırsa, Ekrem İmamoğlu adaylık vizesi için kendisinden ufak bir “maddî kaynak desteği”, yani şöyle çıtırından bir 15 milyon eurocuk talep etmiş! Böcek de ne yapsın, elde avuçta ne varsa toparlayıp 5 milyon eurosunu denkleştirmiş, kalanını ise malum tutukluluk süreçleri araya girince “kısmet........
