menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

CHP’de taht oyunları veya siyasî amnezi…

37 0
24.06.2026

Hafızasız (amnezi) müzmin muhalif CHP’nin çok sevdiği, her tıkandığında sığındığı değişim ezberine bir de geleneksel kurultaylar penceresinden bakalım:

Siyasî analizlerin acımasız ve bol tartışmalı lügatini açarsak, Özgür Özel için tam anlamıyla “ilga edilmiş” (hükmü veya varlığı ortadan kaldırılmış) demek hukuken ve şeklen doğru olmaz ama siyaseten açığa alınmış veya vesayet altına alınmış olduğu tespiti ‘cuk’ oturur.

Özel hâlen CHP’nin resmî (mazbatalı) Genel Başkanı… Koltuk onda, mühür onda, grup toplantılarında kürsüye o çıkıyor. Yani ortada hukukî bir “ilga” yok ancak siyaset bilimine göre “Bir makamın unvanını taşımak, o makamın gücüne sahip olmak anlamına gelmez.”

Özel, “değişim” sloganıyla geldiği koltukta, arkasındaki iki devasa gölgenin arasında sıkışıp kalmış durumda. Bir tarafta, parti teşkilatlarını ve delege dehlizlerini arka odalardan yönetmeye devam eden Kemal Kılıçdaroğlu; diğer tarafta CHP’nin finansal, lojistik ve popülist motoru haline gelen ve ikbali için giriştiği birtakım işleri yüzüne gözüne bulaştırdığı için cezaevinde olan Ekrem İmamoğlu…

Bu denklemde Özgür Özel, kendi politikasını üreten ‘özgür’ bir aktörden ziyade bu iki büyük gücün (Kılıçdaroğlu’nun delege gücü ile İmamoğlu’nun popülarite/sermaye gücü) arasında denge unsuru olmaya çalışan, tabiri caizse “protokol genel başkanı”…

Eğer bir genel başkan, partinin en kritik kararlarını (örneğin muhtemel bir erken seçimde aday belirleme süreçlerini veya ideolojik kırılmaları) tek başına ya da kendi kadrosuyla belirleyemiyorsa, attığı her adımda “İstanbul”a ya da “Kulislerin Efendisi Kemal Bey”e bakmak zorunda kalıyorsa, o genel başkanın siyasî iradesi fiilen ilga edilmiş demektir. Dolayısıyla durumu tam bir “kuşatılmış liderlik” örneğidir. Hükmü kâğıt üzerinde yürürlüktedir ama sahada her an bayrak açılabilecek bir kırılganlıkla maluldür.

Özgür Özel’in "Özgür Türkiye, Özgür Gelecek" gibi afili sloganlarına ya da Kemal Kılıçdaroğlu’nun kulis dehlizlerinde delege avlayan gölgesine bakıp şaşıranlar, CHP’nin genetik kodlarını bilmiyor demektir. Karşımızdaki hakikat yepyeni bir vizyon çatışması gibi görünse de yarım asırlık bir tasfiye ve taht oyunları mekanizmasının kötü birer taklididir.

CHP, tarihi........

© Haber7