Günümüz Islam Dünyası: 4. Avrupa Ülkelerinde Müslümanlar
Müslümanların, Avrupa’da varlıkları yüzyıllar öncesine dayanmaktadır. İslâmiyet’in Avrupa ile ilk teması, kıtanın güneybatı bölgelerindeki fetih hareketleri sırasında olmuştur.
Avrupa’da nüfus bakımından ikinci din olan İslâmiyet doğuşundan kısa bir süre sonra buraya ulaşmış ve kıtayı etkileyerek Müslümanların çalışma ve gayretleriyle tesirini asırlarca siyasî, kültürel, iktisadî alanlarda sürdürmüştür. Bu tesir batıda Endülüs’ün, doğuda ise kuzeyden gelen kabilelerin Müslümanlaşması ve Osmanlı Devleti’nin geniş topraklara hâkim olmasıyla ortaya çıkmıştır.
Endülüs ve Osmanlı Devleti hâkimiyetleri sırasında Avrupa’nın büyük bir kısmı kontrol altına alındı ve böylece İslâmiyet halk arasında yayılma imkânı buldu. Bu dönemde Avrupa kıtasını siyasi, kültürel ve ekonomik olarak etkilemişlerdi.
Hıristiyan Avrupa ile İslâm dünyasını karşı karşıya getiren en önemli olay hiç şüphesiz XI. yüzyılda başlayan Haçlı seferleridir. Haçlı seferlerinin sebep olduğu kin ve düşmanlık iki dünya arasında normal kültürel münasebetlerin kurulması imkânını güçleştirdi.
Batı Avrupa-İslâm dünyası ilişkileri, Osmanlı Devleti’nin Orta Avrupa ülkelerine kadar olan yerleri fethetmesiyle siyasî düzeyde devam ederken XVII. yüzyılda başlayan sömürgecilik hareketleriyle Batı Avrupa ülkeleri diğer İslâm ülkeleriyle de ilişkiye geçtiler ve zamanla bu ülkelerden bazılarını hâkimiyetleri altına aldılar.
17. yüzyıldan sonra başlayan sömürge dönemlerinde Afrika kıtasındaki Müslümanlar köle olarak Avrupa kıtasına taşınmaya başlamıştır.
AVRUPA KITASINDAKİ MÜSLÜMANLAR
XX. yüzyılın son çeyreğinde Avrupa kıtasındaki Müslüman nüfusun 16-17 milyona ulaştığı sanılmaktadır. Yüzyılın başında Avrupa’da sayıları son derece az olan Müslümanlar II. Dünya Savaşı’nın sonuna kadar önemli bir artış kaydetmemişlerse de özellikle İngiltere ve Fransa gibi devletlerin sömürgeleri olan ülkelerden gelen Müslüman göçmenler, kıtadaki........
