DEM'in 'sol yarısıyla' imtihanı
DEM Parti’nin içinde, sayısal ağırlığı çok zayıf olmasına rağmen, oy potansiyeli çok küçük olmasına rağmen parti politikalarına doğrudan etki etme gücünü elinde bulunduran, sonradan bu harekete ‘eklemlenmiş’ bir sol damar var.
Başka bir deyişle, burada ‘organik’ olmayan bir ilişki biçimi var, o da şu:
Bu partilerin doğru düzgün bir seçmen tabanı yok.
Kitle partisi değiller. Bunu yerine DEM’in kitle partisi olmasından inanılmaz derecede yararlanabiliyorlar.
DEM Parti’ye verilen oylardan besleniyorlar, DEM Parti’nin sırtından siyaset yapıp, Meclis’te temsil ediliyorlar.
Bunu şuradan biliyoruz:
Geçmişte girdikleri seçimlerde alabildikleri oylara bakıldığında, bindelik dilimlerde kendilerine zor yer bulabildikleri görülüyor.
DEM Parti diyelim ki 5 milyon oy aldı, bu oyların yüzde birini bile alamamış olan bu partiler, DEM’in Meclis’teki milletvekili aritmetiğinde neredeyse eşit derecede temsille ve ayrıcalıklı bir sayıyla temsil ediliyorlar.
Bu ‘orantısızlığın’ gerekçesi, bu birlikteliğin, bu projenin dışarıdan empoze edilmiş olmasıyla alakalı.
Dışarısı deyince siz buradan Avrupa aklını, Almanya aklını, Batı aklını anlayın derim.
DEM’İN SOL KANADINDAKİ ‘HUZURSUZLUK’
Sayısal bir ağırlığı olmamasına rağmen ‘siyasal’ ağırlığı sayesinde DEM’in temel politikaları üzerinde net bir nüfuz alanı var bu kesimin.
Bu durumu bu yazıda mevzu etmemizin sebebi şu:
Bu kesimde........
