Netanyahu yönetimi SDG’nin kaderini yaşar mı?
Jeopolitikte ebedi dostluk yok malumunuz. Yalnızca değişken çıkarlar ve bu çıkarların üzerine binen bölgesel, konjonktürel ortaklıklar var.
Amerika'nın, Suriye'de yıllarca "saha ortağım" diyerek legalleştirmeye çalıştığı terör örgütünün kullanılıp bir kenara fırlatılması, giriş cümlemizde bahsettiğimiz meselenin en net tezahürü bugünlerde. Başlığımızda sorduğumuz soruyu bir kez daha soralım ve yanıt arayalım şimdi.
Milyonlarca dolarla beslenilen YPG/SDG bir gecede denklemin dışına itilebiliyorsa, benzer bir kader bölgeyi cehenneme çevirme arzusundaki Binyamin Netanyahu ve onun radikal yönetimi için de söz konusu olabilir mi?
ABD İŞARET FİŞEKLERİNİ ATTI!
Suriye sahasında yaşananlar, yaklaşan büyük kopuşu gözler önüne seriyor. Trump'ın ilk başkanlık döneminde de şu anki görev sürecinde de öncelikleri arasında Suriye'den ABD ordusunun çekilmesi bulunuyordu. CENTCOM'un Trump'ın karşısında pozisyon aldığını görüyorduk sıklıkla. Zaman içerisinde CENTCOM'da da söylem değişikliği oluştu ve terör örgütüne "Gidin Şam ile anlaşın" çağrısı yapıldı.
YPG/SDG bu ortaklığa öyle güveniyordu ki İsrail'i denklemin içine sokmakta bir beis görmedi. Açıkça yardım istendi Netanyahu yönetiminden. Amerika'yı Netanyahu yönetimiyle karşı karşıya getiren adımlardan biri de bu oldu. İsrail'in YPG/SDG üzerinden Suriye'yi istikrarsızlaştırma çabasına Paris'teki Suriye toplantısında set çekildi. İsrail-Suriye hattında güvenli bir mekanizma kurulmasını içeren anlaşma hazırlandı. Akabinde Washington, DEAŞ ile mücadele konusunda YPG/SDG yerine meşru olarak muhatap kabul ettiği Suriye yönetimiyle çalışma kararı aldı. Devam eden süreçte Suriye Ordusu'nun başarılı operasyonlarına ve terör örgütünün yalnız kalışına şahit olduk.
Amerika ile İsrail arasında, Suriye üzerindeki bu kıvılcım, İsrail'in olası Dürzi kozunun da Washington yönetimi tarafından Tel Aviv'in elinden alınmasıyla devam etti. Trump yönetimi çarpıcı bir hamleye imza atarak Şam ile diyalog yanlısı olan Leys el-Belus ve Süleyman Abdülbaki gibi Dürzi kanaat önderlerini, İsrail güdümündeki Hikmet el Hicri'nin Dürzileri kışkırtma ihtimalini bertaraf etmek üzere denkleme dahil etti.
Trump'ın Netanyahu'ya Amerika topraklarında verdiği ayarların yanı sıra "Patron benim" tavrını en çok hissettiren son açıklamasına ise hafta içinde İsviçre'nin Davos kentinde........
