Sokaktaki adam ve fon
Tekrar etmekte fayda var, en büyük hata fon krizini sadece finansal tarafı ile ele almak olur.
Çünkü, sokaktaki adam açısından bu işin dört boyutu var:
Mali, cezai, ahlaki ve siyasi…
Doğrusu mali kısım bu işin en basit yanı. Hatırlarsanız, “çok kolay çözülür” demiştik. Nitekim öyle oluyor; yol haritası çizildi, kurumlar hazırlıklarını yaparken Ak Parti bir yasa tasarısı hazırladı bile. 500 bine yakın yatırımcının mağduriyeti giderilecek.
Hazineye yük olmadan.
Çünkü devlet vurgun yapanlardan parayı tahsil ediyor, varlıklarına el koyuyor. Söz konusu varlıklar da zararı karşılamaya yetiyor.
Gelelim cezai boyuta…
Bu devasa tezgah tesadüfen kurulmuş olamaz.
Kimse kimseyi arkada ittirerek bu ballı işlere “zorla” bulaştırmış olamaz.
Bu kadar yüklü alım satım işlemleri salt rüyada görerek, şans eseri veya “organize olmadan” yapılmış olamaz.
Büyük ihtimalle birden çok kişinin uzun zamana yayılan organize hareketinden söz ediyoruz. Başta bu amacı taşıyor muydu bilmiyoruz, ama son noktada ortaya çıkan vurgun, örgütlü bir suçun eseri olabilir.
Adalet Bakanı Gürlek’in sözlerine dikkat etmek lazım: Zararın iki katının........
