Trump’ın Damadı Kushner’in Rant Ağı
Diplomasi maskesi altında yürütülen zenginleşme, jeopolitik krizleri fırsata çeviren oportünizm ve devlet gücüyle tahkim edilmiş çıkar ağı...
Politik gücü yatırıma dönüştürerek rant sağlama konusundaki ustalığını gösteren ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’in hikayesi Amerika siyaset tarihinin en çarpıcı örneklerinden biri.
İsrail Başbakanı soykırımcı Binyamin Netanyahu ile de geçmişe dayalı yakın bağlara sahip olan Kushner’in siyaset yolculuğunda inanç, güç ve çıkar iç içe geçiyor.
Ancak bu hikaye sadece Kushner’le sınırlı değil; din değiştiren eşinden, şantaj kasetleriyle mahkum olup ardından Paris’e büyükelçi atanan sabıkalı babasına uzanan "kirli" bir aile portresi var.
Siyonizme adanmış emlak zengini Kushner ailesinin geçmişten beri en yakın ilişkide olduğu isim ise babasıyla arkadaş olan Netanyahu.
Amerika ziyaretlerinde Kushnerlerin New Jersey’deki evlerine sık sık misafir olan Netanyahu’nun Jared’in yatağında uyuduğu bile çeşitli kaynaklarda yer alıyor.
Bu köklü ilişki nedeniyle Trump’la Netanyahu arasındaki en güçlü köprü durumundaki Kushner’in sınır tanımayan pragmatizminin örnekleri ailenin tarihine kazınmış durumda.
DİN DEĞİŞTİRTEN EVLİLİK VE SABIKALI DÜNÜR
ABD Başkanı Trump’ın kızı Ivanka Trump, 2009 yılında Jared Kushner ile evlenmeden önce yaklaşık 2 yıl dini eğitim aldıktan sonra Yahudiliğe geçerek "Yael" adını aldı.
İlk bakışta kişisel bir inanç tercihi gibi sunulan bu hamle, New York emlak piyasasının en köklü ve fanatik siyonist ailelerinden biri olan Kushner’lerle kurulacak milyar dolarlık ittifakın vizesiydi.
Jared’ın babası Charles Kushner, 2005 yılında vergi kaçakçılığı, tanık karartma ve şantaj gibi 18 ayrı suçtan iki yıl hapse mahkum edildiğinde de iki aile arasındaki güçlü bağlar devreye girdi.
Kız kardeşinin eşine federal savcılarla iş birliği yapmasın diye hayat kadını tutup komplo kurarak gizli kamera kayıtlarını kız kardeşine gönderen Charles Kushner, ilk döneminde Trump tarafından affedildi.
Trump Beyaz Saray’a tekrar döndüğünde ise sabıkalı dünürünü, ABD’nin en prestijli diplomatik misyonlarından biri olan Fransa ve Monako Büyükelçiliği’ne atadı.
Ailesinden gelen köklü bağları sayesinde İsrail ile ABD arasında güven köprüsü kurabilen Kushner’in hayatı Amerika’da olsa da gönlü İsrail’in çıkarları için atıyor.
Hiçbir diplomatik geçmişi olmamasına rağmen ilk döneminde Trump’ın en güçlü danışmanı olan Kushner, ABD Büyükelçiliğinin Kudüs’e taşınmasından İbrahim Anlaşmalarına kadar mimarı olduğu tüm süreçlerde İsrail’in çıkarlarını her şeyin üstünde tutuyordu.
Nitekim Kushner’in mimarları arasında olduğu “Riviera’dan Great Trust ve Sun Rise” projelerine kadar son dönemde açıklanan sözde imar planları, enkaza dönmüş Gazze’yi Filistinlilerden arındırmayı hedefleyen kirli rant girişimleridir.
Çünkü Kushner için Gazze, binlerce insanın katledildiği bir soykırım sahnesi değil, sadece "kupon arazi" potansiyeli taşıyan bir gayrimenkul projesidir.
Bu kirli adımların hepsi, Filistin’i haritadan silmeyi hedefleyen; İsrail’in hukuksuz yerleşimini genişletme adına atılmış tek taraflı girişimler olarak öne çıkıyor.
KUSHNER’İN KÜRESEL RANT MAKİNESİ
Hayatı çıkar üzerine kurulu Kushner'in, Beyaz Saray’daki danışmanlık görevinden ayrılmasının ardından........
