Amerika’nın gizemli silahı: Gerçek mi? Propaganda mı?
ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores’i kaçırma operasyonun ardından ortaya atılan “gizemli silah” iddiaları tartışılmaya devam ediyor.
Bu sarsıcı iddialar, ilk olarak Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt tarafından Cumhuriyetçi çizgideki Mike Netter adlı kullanıcının bir tweetini alıntılayarak takipçilerine “Her işinizi bırakıp bunu okuyun” diye paylaşmasıyla görünür hale geldi.
Paylaşımda Venezuela’daki operasyona tanıklık olduğu iddia edilen bir güvenlik görevlisi “Bir noktada bir şey fırlattılar. Çok yoğun bir ses dalgası gibiydi. Bir anda başımın içten içe patladığını hissettim” ifadeleriyle gizemli silahtan bahsediyordu.
Yirmi Amerikan askerinin hiçbir kayıp vermeden yüzlerce Venezuella askerini öldürdüğünü anlatan sözde güvenlik görevlisi, “Hepimizin burnu kanamaya başladı. Bazıları kan kusuyordu. Yere yığıldık, hareket edemez hale geldik” ifadelerini kullanıyordu.
Herhangi bir video ve görselle desteklenmemiş yazılı röportajın kurgu olma ihtimali çok yüksek görülüyor.
Zaten “O halde sizce bölgedeki diğer ülkeler Amerikalılarla karşı karşıya gelmeden önce iki kez düşünmeli mi?” gibi sorulardaki yönlendirme gayreti propaganda amacını yansıtıyor.
Aslında bu haliyle viral olma kaygısıyla kurgulanmış bir içerik gibi duran yazılı röportajla ilgili asıl çarpıcı olan ise Leavitt’in takipçilerini abartılı ifadelerle bu paylaşıma yönlendirmesidir.
Tam da bu atmosferde CNN’in yayımladığı bir haber ise tartışmayı daha üst seviyeye taşıdı. Çünkü bu kez ortada söylenti değil, daha ciddi iddialar vardı.
CNN’in dört ayrı kaynağa dayandırdığı haberine göre, Pentagon, “Havana Sendromu” ile bağlantılı olabileceğinden şüphelendiği bir cihazı gizli operasyonla satın alarak bir yıldan uzun süredir test ediliyordu.
Menşei belirtilmeyen bu cihazın eski ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin son günlerinde, İç Güvenlik Bakanlığı’na bağlı İç Güvenlik Soruşturmaları (HSI) tarafından alındığı ifade ediliyordu.
Net rakam vermekten kaçınılan gizemli silahla ilgili “Sekiz rakamlı” bir ödemeden yani milyonlarca dolardan bahsediliyordu.
HAVANA SENDROMU: KAPATILAMAYAN DOSYA
“Havana Sendromu” ise ilk kez 2016’da Küba’daki ABD diplomatlarının ani vertigo, şiddetli baş ağrıları, mide bulantısı ve denge kaybı yaşamasıyla ortaya çıktı. Sonraki yıllarda hafıza problemleri gibi semptomlarla tanımlanan vakalar dünya geneline yayıldı.
ABD istihbarat camiası on yıl boyunca şu soruya cevap aradı: “Bu insanlar yabancı bir devletin yönlendirilmiş enerji saldırısına mı maruz kaldı?”
Ancak Amerikan yönetimi yıllarca bu vakaları “stres”, “psikolojik etki” ya da “çevresel faktörler” diyerek geçiştirdi. Kongreye de yansıyan bu ilginç ve gizemli dosya hiçbir zaman kapanmadı. Çünkü ortada tekil bir vaka değil, coğrafyadan bağımsız, tekrar eden bir tablo vardı.
Yönetimlerin görmezden gelme yaklaşımları, semptomları diplomatların kariyerlerini bitirecek kadar ağır olan mağdurları öfkelendirdi. Birçoğu, Rusya’yı işaret eden kanıtların görmezden........© Haber7
