Libya’yı birleştirecek güç Türkiye mi?
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan geçtiğimiz gün Libya’nın doğusundaki askeri yapının genel komutan yardımcısı ve Hafter ailesinin giderek öne çıkan halefi Saddam Hafter'le görüştü. Ankara’nın Saddam Hafter’i Dışişleri Bakanlığı düzeyinde kabul etmesi, "Türkiye’nin Libya politikasında değişiklik mi var?" sorusunu akıllara getirmiş olsa da esasında uzun vadeli misyon, Akdeniz'e kıyısı olan Libya'da huzurun sağlanması için adımlar atılması. Netiecede, ülkenin doğusundaki güç Libya’nın geleceğinde göz ardı edilemeyecek bir aktör olarak yer edinmiş durumda. Türkiye 2019’da askeri müdahaleyle koruduğu kazanımları yeni bir diplomatik zeminde perçinliyor.
TÜRKİYE NEDEN HAFTER AİLESİYLE KONUŞUYOR?
Türkiye, Libya iç savaşının en kritik döneminde Trablus merkezli hükümetin yanında yer aldı. 2019’da Halife Hafter’in güçleri başkenti ele geçirmeye yaklaşmıştı. Türkiye’nin verdiği askeri destek savaşın yönünü değiştirdi, Trablus’un düşmesini önledi ve Hafter kuvvetlerinin geri çekilmesinde belirleyici oldu. O dönem Ankara açısından doğru olan buydu. Çünkü Trablus’un düşmesi, sadece büyük bir yıkım ve insan haklarına aykırı sonuçlar doğurmayacak aynı zamanda Türkiye’nin Libya ile imzaladığı deniz yetki alanları mutabakatını, Doğu Akdeniz’deki konumunu ve Kuzey Afrika’daki bütün siyasi etkisini tehlikeye atacaktı. Bugün Hafter ailesi Libya’nın doğusunu, güneyin önemli bölümünü, petrol sahalarına ulaşan kara güzergahlarını ve stratejik limanları kontrol ediyor. Saddam Hafter........
