Nezaketi elden bırakmadan, sanıklara soralım!
Ekrem İmamoğlu yolsuzluk davasında devam eden duruşmalardan kısa kısa bölümler ve sanıkların gizledikleri gerçekleri size aktarayım.
Bugünlük fazla sert yorum yapmayalım..
Rahmetli Ağabeyim Mustafa Karahasanoğlu’nun 1970’li yıllardan, Kasımpaşa Milli Nizam Partisi’nden yol arkadaşı Rauf Aydın ağabeyin vefatı sebebi ile, bugünlük kelimelerimizi seçerken, daha özenli olalım..
Rauf ağabeyin hatırına, kendisinin nezaketi, ağırbaşlılığı, munis yapısına saygımızı gösterelim.. Bugün sert-keskin ifadeler kullanmayalım..
Önceki günkü duruşmadan bir kesit idi..
Ekrem İmamoğlu yolsuzluk davasında, Bakırköy’deki Capacity AVM otoparkı için 5 milyon dolar rüşvet istendiği iddianameye geçmişti.
Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz, duruşmada şu sözlerle kendisini savunmuş:
“AVM’nin otoparkının ilçeyi felç etmesinden ve yurttaşlardan çok sayıda şikayet almalarından dosyayı inceleme talimatı verdim”
Sorum şu: “Bir ilçedeki otopark, trafiği rahatlatacağına, bir de felç mi ediyor? Kendinizi böyle mi savunacaksınız?”
CHP’li başkanın yardımcısının savunması devam ediyor:
“Projede yer almasına rağmen, sahada bulunmayan 192 adet betonarme perde duvar tespit ettik.”
Nezaketi elden bırakmamaya kararlıyım.
“O AVM ne zaman yapıldı? 2004-2007 arasında. O tarihte Bakırköy Belediye Başkanlığı koltuğunda hangi partili başkan vardı? CHP’li Ateş Ünal Erzen. Yani, CHP’li bugünkü başkan yardımcısı olarak, şunu mu söylüyorsunuz: ‘O AVM yapılırken, 192 adet betonarme perde duvarı eksik yapıldığı halde, CHP’li başkan sessiz kalmış.”
Savunma devam ediyor:
“Bu AVM’de aynı anda 10-12 bin kişi bulunuyor, bu risk göz ardı edilemez. Bir mühendis için en ağır yük, bildiği riski dile getirmemektir.”
CHP’li başkanın yardımcısı bunu niçin söylüyor?
Rüşvet vermediği için 197 milyon liralık ceza kesilen AVM’ye, aslında haksız ceza kesmedikleri, rüşvet verilmediği için şantaj amaçlı kusur aramadıklarını ispat için..
Rüşvet vermedikleri için değil, 10-12 bin kişinin can güvenliğini sağlamak için o AVM’ye ceza kestiklerini hatırlatmak için.
O zaman yine nezaketi elden bırakmayalım, soralım:
Tespitinizi 2024 yılı ekim ayında yapmışsınız. Siz tutuklanmış olsanız da, CHP’li arkadaşlarınız aynı belediyede görevdeler. 2 yıldır o AVM ile ilgili boşaltma ve diğer yapılması gerekenleri niye yapmadınız. Gerçekten can güvenliği tehdit altında ise, o AVM niye faaliyetine devam etti?
Bir soru daha: 192 beton perde duvarı eksik bir binada, 10 bin kişinin hayatı da tehlikede iken, sadece para cezası tebliğatı ile mi yetinilir, yoksa orası aynı zamanda mühürlenmeli midir?
Mühürleme işlemi yapılmadığına göre, “Yine de anlaşalım” anlamında, sopa gösterme amaçlı mı o ceza kesilmiştir?
(Merak eden okurlarımıza hatırlatayım. Mahmut Övür........
