menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Milli eğitime saha için önerilerimiz

18 0
21.04.2026

Son yaşanan olaylar, o yaşanan acı olayları protesto girişimleri, atılan sloganlar, oluşturulmak istenen olumsuz ortam girişimleri... Neyi amaçlıyor? Ülkeyi karıştırmak kime hangi yararı sağlar? Üstelik bu eylemi yaptılar. Yavrularımızı emanet ettiğimiz eğitimciler... Düşündürücü bir durum...

Sabırla bekliyoruz… Ülkenin birçok konusunda, İKTİDAR TARAFINDAN radikal tedbirler alınmaktadır. Bu tedbirlerin devamı olarak; Milli Eğitim Politikasında atılımlar, beklenmektedir.

Ortaöğretime yönelik, meslek okullarının; meslek kuruluşları ile irtibatlı olarak hem meslek sahibi olması hem öğretim görmesi uygulamalarını, destekliyoruz. Böylece hem teori hem pratik iç içe olarak; eğitim süreci devam edecektir.

GEÇMİŞ YILLARDA DEVLET TEŞVİKİNİN DEVREYE GİRMESİ İLE, MESLEKİ TEKNİK ANADOLU LİSELERİNE KAYIT YAPAN ÖĞRENCİ SAYISI ARTMIŞTIR. DEVLETİN MADDİ DESTEK VEREREK TEŞVİK ETMESİ BU SÜRECİ HIZLANDIRMIŞTIR.

Eskiden yaşandığı gibi; katsayı farkı, ayrıcalıklarının bir daha hiçbir zaman gündeme gelmemesi sağlanmalıdır.

Özel yurt yönetmelikleri gözden geçirilerek; yeterli kadar denetim yapılmalıdır. Bu hem yüksek okul yurtları, orta öğrenim yurtları için de geçerlidir. YURTLAR ANARŞİYE DESTEK VEREN ÖĞRENCİLERİN MEKANI OLAMAZ, OLMAMALIDIR...

Özel ve bağımsız anaokulları, kreşler, kontrolsüz bir şekilde çoğalmaktadır. İsteyen istediği yerde, açmaktadır. Bu işin hiçbir eğitiminİ dahi almayanlar, senelerden beri; bu işi yapmaktadırlar. Yapmaya devam etmektedirler. Sağlıksız bir yapılanma gibi gözükmektedir.

İngilizce öğrenimi kadar; Türkçenin en güzel şekilde öğretilmesi şarttır. Osmanlıca eğitimi teşvik edilmelidir. Tarihimiz orada yatmaktadır. Osmanlı Arşivlerinin önemi genç nesillere anlatılmalıdır. Bu arşivlerde çalışacak personel için, yeterli yüksek okul açılmalıdır. Seçmeli ders uygulaması; daha ciddi ve yararlı bir şekilde uygulanmalıdır. Gençlerimiz; Dini bilgilerini, Devlet okullarından, Devletin yetiştirdiği öğretmenlerden, öğrenmelidir. Gelişen olaylar göstermiştir ki, Arapça eğitimine, en az İngilizce kadar, ağırlık verilmelidir. Her anlamda, bu dile ihtiyaç hissedilmektedir.

Tarihimiz, medeniyetimiz, yeteri kadar tanıtılmamaktadır... Bu eğitim kurumlarından yetişen nesiller nasıl Vatan, Millet, Bayrak, Din, Devlet, kavramlarına karşı kin ve nefretle bakarlar. Eğitim kurumları böyle bir genç nesil yetiştirme gayreti içerisinde olamazlar. Olmamalıdırlar. Bir nevi Baskıncı, işgal kültürü saldırısı altındayız. Vahşi kapitalizmin yaşama, düşünme, davranma, biçimi dayatılmaktadır. Asla kabul edilecek bir durum değildir. Eğitim kurumları bu gerçeği görmelidir...

Öncelikle, Talim Terbiye Kurulunun yapısı yeniden ele alınmalıdır. Bugün bile; hala terör örgütüne dolaylı destek veren, şair ve yazarların ders kitaplarında olmaması gerekir. Müfredat programları, inceden inceye elenerek; işe yaramayan bilgi ve belgelerin çıkarılması gerekir. Ders kitaplarının oluşumunda; gerekli özenin gösterilmesi şarttır. Bilgi ve beceri vermekten uzak olan, konu ve konumlar derhal çıkarılmalıdır. Böyle önemli kurumlara; bu işin uzmanı olan, işi bilen insanların atanması gerekir.

Hala ders kitapları, yardımcı kitaplar dışında veliye zorla yeni kitap aldırma çabası içerisinde olan öğretmenler denetlenmelidir.

Eğitim, öğretim süresi içerisinde; ders saatleri azaltılmalıdır. Öğrenci bıktırıcı ve yorucu ders ağırlığından kurtarılmalıdır.

Üniversite sınavlarında çıkan sorular; tamamen müfredat programının içeriğinde olan........

© Haber Vakti