menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dini eğitim birilerini neden rahatsız eder

14 0
23.02.2026

MEB Bakanlığı, Ramazan ayı etkinliklerine gönüllü olarak katılacak öğrenciler ile bir kutlama yapılması için genelge yayınladı. Bu genelgeye karşı çıkanlar, her alanda protesto yaptılar, bildiriler yayınladılar. Hatta bunu fırsat bilen bazı çevreler, tüm kutsallarımıza yönelik hakaret içerikli paylaşımlarda bulundular. Kendilerine göre laik sisteme aykırı olduğunu savundular... Yapılan etkinlikler, veliler ve kamuoyu tarafından da kabul görmektedir. Bu okullarda hiç de millî ve manevi değerlerimize uymayan gösteriler, etkinlikler yapıldığına şahit olduk...

Bunu bir ayrışma nedeni olarak topluma ifade etmeye çalıştılar. Oysa yıllar öncesinde kılık kıyafeti bahane ederek binlerce gencin okuma hakkını elinden aldılar. "Kamusal alan" diyerek yaşlı teyzelerin bile sağlık hizmetlerinden yararlanmasını engellemeye çalıştılar. Devlet memuru olanlar görevlerinden uzaklaştırıldılar. Vatani görevini yapan çocuklarını ziyarete gelen başörtülü anneleri tel örgülerin arkasına ittiler... Örnek aldıkları Batılı devletlerde bu uygulamalar yapılmadığı halde, laiklik anlayışını kendilerine göre yorumladılar. İnançlı insanlara engel olmak adına her yolu denediler...

Son günlerin vazgeçilmez tartışma nedenlerinden belki de en başta geleni dini eğitim meselesidir. Ülkede yaşayan tüm insanların şu gerçeği bir defa unutmamaları gerekir: Ülke insanının en az yüzde sekseni çocuğuna dini eğitimin verilmesini istemektedir. Yazları bu açıklarını kapatmak adına çocuklarını Kur'an kurslarına gönderiyorlar. Bir manada bu bilgileri almaları adına girişimlerde bulunuyorlar.

Bu uygulamalara karşı olanlar, üstelik yapılacak dini eğitimin devlet eli ile okullarda verilmesini istemektedirler. Hal böyle olunca halkın çoğunluğunun bu isteğine arkanızı dönemezsiniz. Bu aynı zamanda sizin de kendi kendinizi yalanlamanız olur. Hayatınızın belirli zamanlarında yapmış olduğunuz açıklamalarda böyle bir eğitimin verilmesine karşı olmadığınızı, bu eğitimin de devlet tarafından verilmesi gerektiğini vurguladınız. Durum bu kadar açık ve net iken şimdi neden karşı olmak gibi bir tutum içerisindesiniz, anlaşılmış değildir.

İtiraz şöyle olabilir: Öğretme ve eğitme metotlarının farklı olması yönünde fikirler beyan edebilirsiniz. Derslerin nasıl uygulanması gerektiğini tartışabilirsiniz; ders saatlerini, zamanını beğenmeyebilirsiniz… Bunlar anlaşılabilir. Ancak dini tahsile karşı çıkarak öğretim ve eğitimini engelleyemezsiniz. Buna gücünüz yetmez. İnsanımız bir anlamda o eksiğini giderir ve çocuklarına bu eğitimi verdirir. Gerçek bu kadar ortada iken peki şimdi neye karşı çıktığınızı anlatın bakalım. Açıkça deyin ki; "Biz dini eğitim falan istemiyoruz." İşte ona herkes saygı duyar. Nitekim o da bir görüştür.

Bu mesele böyle tartışılırken benim asıl merak ettiğim; biz şu demokrasi anlayışımızı nasıl geliştireceğiz? Demokrasi herkes için midir? Yoksa "birileri insan dahi olabilirler ama demokratik hakları olamaz" gibi bir mantık mı vardır? Ya da demokrasi, bazı özel insanların kendi adlarına kullandıkları özel bir hak mıdır? İşte bu ülkede birileri bu kavramlardan neler anladıklarını açıkça beyan etsinler, biz de kurtulalım. O insanların gözünde bizim değerimiz neymiş bilelim. Yahut onlar bizi ne gözle görmek istiyorlarmış, anlayalım. İşte o zaman maskeler düşer, insanların gerçek yüzleri ortaya çıkar… Sahte dünyalardan, sahte gülücüklerden kurtulmuş oluruz.

Bu ülkede ne zaman dini birtakım ihtiyaçların giderilmesine yönelik çalışmalar ortaya konmaya çalışılsa, işte o zaman birilerinin nasırına basılmış gibi oluyor ve bazıları sesleri çıktığı kadar bağırarak rahatsızlıklarını hissettirmeye çalışıyorlar. Adının bile duyulmasına tahammül edemiyorlar. İşte asıl sebep bu. O zaman onlara sormak gerekir: Hayrola, sizlere ne oluyor? Siz çocuklarınıza dini eğitim verdirmek istemiyorsanız o eğitimi almazlar, olur biter. Başkalarının dini eğitim alma çabaları sizi niye rahatsız ediyor? Böyle bir davranış en azından insan haklarına saygısızlık olmuyor mu?

Sonuç olarak; birileri istese de istemese de bu millet var olduğu müddetçe dini eğitim ve öğretim de var olacaktır. Amma şöyle, amma böyle… Bunu engellemeye ve milletin göğsünden çıkarıp atmaya kimsenin gücü yetmez. Öyle bir gücü de yoktur zaten. Seçim atmosferinde oy almak adına başörtülü kadınları üye yapanlar, camilere gidenler, iftar sofrasına katılanlar acaba laikliği ihlal etmiş mi oluyorlar? Önce kendilerini sorgulasınlar...

Ramazan etkinliklerinin kutlanmasını fırsat bilip tüm dini değerlere saldıranları da anlamak mümkün değil. Bu neyin kini ve nefretidir? Siz bu kadim coğrafyanın asıl sahiplerinin asırlarca hangi dine mensup olduklarını unuttunuz herhalde... O zaman çevrenize bakın; tüm tarihi eserler bu coğrafyanın hangi dine mensup olduğunu dimdik ayakta durarak haykırmaktadırlar. Kimi zaman ezan sesi ile kimi zaman muhteşem yapıları ile... Hala Batılı devletlerin sınırlarında kalan, bugün bizim coğrafyamızdan uzak olan eserlerimiz bile o coğrafyalarda ayakta durmaktadır... Görecek göz, işitecek kulak lazım...

Bu vatanın evladının dini eğitim almasının kime ne zararı var? Sokakların, caddelerin; millî kimliğinin, manevi değerinin, inancının dahi ne olduğunu bilmeyen, değer yargılarından uzak gençler ile dolmasının kimseye faydası yoktur. Bu değerleri gençlere kazandıracak olan mekanlar da okullardır. MEB Bakanlığını tebrik ediyorum...


© Haber Vakti