Îtidal Yoksa Îtibar da Olmaz
Îtidal Yoksa Îtibar da Olmaz
Yollarda dikkat etmişsinizdir…
Bir çukuru kapatmak için çukurun hacminden fazla malzeme koyarız biz.
Kimisi üzerinden geçile geçile normal seviyeye insin diye yapar bunu, kimisi malzeme fazla gelmiştir israf olmasın diye yapar, kimisi de beceriksiz olduğu için yapar.
Yemeğin tuzu çok azsa, hele biraz da gerginlik varsa üzerimizde, tuzluğu boşaltmaya çalışırız yemeğe…
Ağrımız şiddetliyse ağrı kesiciyi günlük dozdan fazla alırız.
Bir ortamda özlendiğimizi hissedersek o ortama daha fazla gitmeye gayret ederiz.
Birileri bize ilgisiz olduğumuzu hissettirirse ona olan ilgimizi artırırız.
Bir yerde fazlalık olduğumuza kanaat getirirsek o ortamdan tümden uzaklaşırız.
Uzun süre su vermediğimiz bitkilere çok fazla su veririz.
Bu örnekler çoğaltılabilir.
Yazının başında verdiğim yol örneğine dikkat çekecek olursak…
"Keşke o çukuru kapatmasaydınız," demişizdir her birimiz. Yine zıplayarak geçecektir arabalar.
İtidal kavramını lügatten çıkardığımızda, ölçüsüz........
