menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bu nasıl bir ittifak?

19 0
14.06.2026

Bu hikâye yalnızca bir belediye başkanının yükseliş hikâyesi değildir.

Belki de son yirmi yılın en önemli siyasi sorusunun hikâyesidir.

Çünkü Türkiye, sıradan bir ülke değildir.

27 Nisan e-muhtırasına rağmen ayakta kalan, kapatma davalarına rağmen yoluna devam eden, Gezi olaylarıyla sarsılmayan, 17-25 Aralık sürecini aşan, 15 Temmuz darbe girişiminden çıkan ve tüm ekonomik saldırılara rağmen siyasal istikrarını koruyan bir devlet tecrübesinden söz ediyoruz.

Bu süreç boyunca hedefte yalnızca bir iktidar yoktu.

Aynı zamanda Türkiye’nin yönü, bağımsız hareket etme kapasitesi ve bölgesel güç olma iddiası da vardı.

İşte tam bu noktada üzerinde düşünülmesi gereken bir soru ortaya çıkıyor:

Sandıkta yenilemeyenlerin, krizlerle durduramayanların, vesayet girişimleriyle sonuç alamayanların yeni bir siyasi denklem arayışına girmiş olması mümkün müydü?

Normal şartlarda aynı cümlede yan yana gelmesi zor görünen siyasi hareketleri aynı hedef doğrultusunda buluşturan şey neydi?

Birbirine taban tabana zıt ideolojiler nasıl oldu da aynı siyasi hikâyenin parçası hâline geldi?

Ve farklı siyasi geleneklerden gelen daha birçok yapı…

Onları bir araya getiren ortak payda yalnızca Türkiye sevgisi miydi?

Yoksa bundan daha büyük, daha derin ve daha stratejik bir siyasi hedef mi vardı?

Belki de bugün cevap aramamız gereken soru budur.

Türk siyasetinin yakın tarihinde belki de en ilginç soru henüz sorulmadı.

Ekrem İmamoğlu kimdi?

Hayır, bir kişinin biyografisini sormuyorum.

Bir siyasi figür olarak nasıl ortaya çıktı?

Nasıl oldu da Türkiye’de yıllardır birbiriyle mücadele eden, aynı masada oturması dahi mümkün görünmeyen siyasi hareketler aynı isim etrafında toplandı?

Bu sorunun cevabı, belki de son........

© Haber Vakti