Kurtlar Vadisi 2026
Kozinoğlu davasının yeniden açılmasıyla Kurtlar Vadisi yeniden gündem oldu.
Aslında “Kurtlar Vadisi”, derin devlet iddialarına meşruiyet kazandıran bir dizi idi. O zamanlar toplumun hafızasına “devlet aklı” diye efsunlu bir kavram olarak çakıldı. “Ak sakallılar” görünmüyorlardı ama perde gerisinde devleti korumak için gereken her şeyi yapıyorlardı. Birileri bir “devlet aklı”ndan söz ediyor ya; bu, görünmeyen “derin devlet”in “derin aklı” idi. Hani “The Economist”in yeni yıl kapakları gibi… “Kurtlar Vadisi”nde de, mesela, Kozinoğlu’nun ölümünden hemen önce dizide öldürülüyordu. Dizide Graham Fuller, “Aron Feller” karakteri olarak gösteriliyordu. Başrolde Necati Şaşmaz (Polat Alemdar) vardı. Konsept danışmanları Ömer Lütfi Mete ve Soner Yalçın’dı. Yönetmenler Osman Sınav (ilk dönem/ilk 55 bölüm), Mustafa Şevki Doğan ve Serdar Akar’dı. İlk üç sezon Show TV’de, son sezonu ise Kanal D’de yayınlanmıştı. Yapımda Sinegraf ve Pana Film’in imzası vardı.
Kurtlar Vadisi’ni ilk kim, niçin düşündü? Ve sonunda neden dizi bitirildi? Aslında o da bir operasyondu; din de vardı içinde, tarih de, milliyetçilik duyguları da… Dizi ekonomik açıdan başarılı olmasının yanında, birileri için beklenenden fazlasını verdi.
Mahir Kaynak, topluma istihbaratçı mantığının ve aklının nasıl çalıştığını öğretti. “Kurtlar Vadisi”, görünen devletin yanında görünmeyen bir devletin var olduğunu ve onların dünyasını anlatıyordu. Daha doğrusu topluma böyle bir bakış açısı ve anlayış enjekte edildi. Bu yolla devlete güven perçinlenirken, devletin bazı işlerinin toplumun anlayamayacağı, perde arkasında anlaşılması zor işler döndüğü ve bunların açıklanmaması gerektiği anlatılıyordu. Devlet, toplumun gözünde görünenden daha sofistike bir yapı olarak gösteriliyordu.
Kozinoğlu’nun ölümü ile ilgili olarak “Kurtlar Vadisi” yeniden gündeme geldi. Orada daha birçok olayın ipuçları gizli. Ama bu derin yapı, aslında gerçeği ortaya çıkartmak için değil, çıkartmamak için var. Bütün mesele, “onların gösterdiği gerçeğin asıl gerçek olduğu”nun topluma kabul ettirilmesiyle ilgili idi. Aslında bu bir “algı manipülasyonu” idi… Ve bu oyun bugün dahi uygulanmaya devam ediyor.
Kozinoğlu’nu FETÖ’cüler öldürmüş olabilir mi? Çünkü Türk dünyasındaki FETÖ’nün bağlantılarını bu adam MİT’e rapor etmiş. Onun için öldürülmüş olabilir mi? Yok canım, bu Afganistan’daki El Kaide’yi Ankara’ya rapor etmiş; El Kaide öldürmüştür!?.. Ya da Suriye’deki SDG, PYD, PKK yapılanması hakkında bir rapor hazırlamış; onun için öldürülmüş olabilir!?..
Aydınlık, 2.6.1997’de Çiller Özel Örgütü’nden söz ediyor. Çiller Özel Örgütü’nün yurtdışı provokasyonlarını yöneten birinden söz ediyor. General Raşid Dostum’dan söz ediyor. Aydınlık, o sayısında “Fethullahçılar ordudan temizlendi, şeriatçıları bürokrasiden de atın” diye kapaktan spot yayınlıyor. O yıllarda aslında ABD, İngiltere, NATO, AB ve İsrail’le pek de ayrımız gayrımız yok.
Zamanında İsrail Hava Kuvvetleri’ndeki pilotların çoğu eğitimlerini Konya’da yaptılar. Bütün bunları unuttuk gitti. İsrail Hava Kuvvetleri, Konya’da bulunan 3. Ana Jet Üs Komutanlığı bünyesindeki eğitimlere ve ortak tatbikatlara 2001 ile 2008 yılları arasında aktif olarak katılmıştı. 2010 yılındaki Mavi Marmara........
