menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gümüşel davası üzerine...

265 0
22.06.2026

Bizim medya haberi şöyle verdi: “İslami camiayı hedef alan karalama kampanyalarının odağındaki Yusuf Ziya Gümüşel davasında önemli bir gelişme yaşandı. Duruşma savcısının tahliye istemine rağmen İstinaf 20. Ceza Dairesi'nin tutukluluğun devamı yönünde verdiği karara yapılan itiraz yerinde görüldü. İstinaf 21. Ceza Dairesi bu haksız kararı kaldırarak, 3,5 yıldır iftiralarla cezaevinde tutulan Gümüşel Hoca'yı adli kontrol şartıyla tahliye etti.”

Madem ortada haksız bir mahkumiyet var, adli kontrol şartı niye? Madem hukuksuz bir mahkumiyet var, o yargıçların da yargılanmaları gerekmez mi? Madem haksız bir mahkumiyet söz konusu, AK Parti, Aile Bakanlığı ve KADEM bu durumda hiç olmazsa bir özür dileyecekler mi?

Benim bildiğim, yasada bir değişiklik yok. Daha önce mahkumiyet kararı verenler de bu yasalara dayanarak bu kararı vermişlerdi. Yasada bir değişiklik olmadığına göre yarın yeni bir olayda benzer bir karar verilebilir.

Bu son karar bu hali ile hukuk kılıfına sokulmuş idari bir karar gibi gözüküyor. Dışarıdan bakınca toplumda böyle bir algı var. Maalesef bu tür işlemler ülkemizde hep olageldi. Tevfik Arif diye biri ve onun arkadaşları Savarona’da bir seks partisinde yakalandı, adam tutuklandı. Bu yat Mustafa Kemal’in yatı idi. Armatör Kahraman Sadıkoğlu tarafından işletiliyordu. Yatı kiralayan Kazak asıllı iş insanları ve beraberindekilere yönelik Antalya'da “insan ticareti ve fuhuş operasyonu” düzenlenmiş, gemi basılmış ve bu kişiler tutuklanmıştı. Bu konuyla ilgili önce gizlilik kararı verildi ve daha sonra benzer bir yöntemle, tutuklular öyle 3,5 yıl değil, yaklaşık 83 gün sonra tutukluluk halleri kaldırıldı.

28 Eylül 2010’da Göcek açıklarında yapılan operasyonda yakalanan bu kişiler 20 Aralık 2010 Antalya'daki ilk duruşmada diğer 3 sanıkla birlikte tahliye edildi. Daha sonra dava devam etti, Nisan 2011'de beraat ettiler. Maalesef sorunun kaynağına inilmiyor ve semptom tedavisi yapılarak tezahürler gideriliyor. Sonra bakıyorsunuz “Camide zina yaptılar, 'Fantezi amaçlı' yaptık dediler serbest bırakıldılar, sonra da kamuoyu üzerinden gelen tepkiler üzerine tutuklandılar” diye haber yapılıyor.

Bu gemi halen 2019 yılında devredildiği Deniz Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde bulunmaktadır. Gemi seyir defteri şimdi nerede, kimin elindedir? Özellikle de Dubai günleri... Mesela Bandırma vapuru seyir defteri ile birlikte yok edildi, kimse de arayıp sormadı.

“Dün dündür, bugün bugün” mü!? Yusuf Ziya Gümüşel hakkındaki dava ile ilgili olarak, o günlerde AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ve o günkü İletişim Başkanlığı bu süreci "çocuk istismarının asla affedilmeyecek, lanetli bir suç" olarak nitelendirerek kınamıştı. Ömer Çelik, yaptığı ilk açıklamalarda çocuk istismarının asla affedilmeyecek, lanetli bir suç olduğunu söylemişti. Çelik, AK Parti'nin süreci yakından takip ettiğini belirterek, "Mağdur her kimse yanındayız, suçlu her kimse karşısındayız" demişti. İletişim Başkanlığı, devletin ilgili tüm kurumlarının, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı dahil, davaya ilk andan itibaren müdahil olduğunu ve sürecin en titiz şekilde takip edildiğini söylemişti. Ayrıca İletişim........

© Haber Vakti