1 Nisan şakası
Evet, bugün Ramazan Bayramı’nın 3. Günü.. Bu hafta sonu Karnavalımız var (!?). Neticede Hıra dağı kadar Müslüman, Tanrıdağı kadar Türk, Olimpos dağı kadar Avrupalıyız..
Siyasetteki Aktif denge politikasını toplum hayatında da böyle dengeliyoruz. Nisanın ilk haftasının ilk gününde dini bayramımız var, hafta sonu Laik olacağız. Martta oruç tutar, Nisanda dans ederiz, din ve devlet işlerini birbirine karıştırmıyoruz. Dini siyasete, ya da siyaseti dine alet etmiyoruz, o ayrı o ayrı.
Bir gün Yunan’la savaşıp onu denize dökerken(!?), öbür gün “rakı’yı içince Yunan’la kardeş olduğumuzu”(!?) anlarız. Mustafa Suphi ve Yoldaşları (1921): Türkiye Komünist Partisi’nin kurucularından Mustafa Suphi ve beraberindeki 14 kişi, Anadolu'ya geçmek için geldikleri Trabzon'da, hükümetin yönlendirdiği çeteler tarafından Karadeniz'e açılan bir teknede öldürülüp denize atılmışlardır.
Taksim Cumhuriyet Anıtı’nda yer alan Rus generaller, Mihail Vasilyeviç Frunze ve Kliment Voroşilovdur. Bu iki isim, Türkiye ile SSCB arasındaki yakın ilişkilerin ve Kurtuluş Savaşı sırasında SSCB’nin Türkiye’ye verdiği desteğin bir simgesi olarak anıta dahil edilmiştir.
Birileri için “Gayeye giden her yol meşrudur”!. Bu bağlamda Maraşel Fevzi Çakmak, hem kahraman ordumuzun başındadır. Görev verilmiştir, Komünist Partisinin kurucusu olmuştur. Aynı zamanda İttihat Terakkinin akıl hocası Nakşi Şeyhi Küçük Hüseyin efendinin mürididir. Tasfiye ettiğimiz Osmanlı’nın yönetimini elinde tutan İttihat Terakkinin akıl hocasını kendi yerli ve milli kadromuzun tepesindeki bir kişi ile bir araya getirdik. Aynı gayeye hizmet edecek iki cemiyete ihtiyaç olmadığı için Mason locası Meşrik-i azam’ını Cumhuriyetin kurucusuna müşavir yaptık. Sonuçta her şey vatan için. Moiz Kohen’i “Ulusun birliği ve vatanın bölünmezliği” için Milli ideolojimiz olan Kemalizm’in fikir babası yaptık. Türk Dil Kurumunun başına Agop DilAçar’ı getirdik, Türk Ocağının arkasına Lazaro Franco’yu yerleştirdik. Ayrımız gayrımız kalmasın diye harf devrimi, kıyafet devrimi yaptık. Dini, tarihi, dili, geleneği yeniden yazdık. Düşmanlarımızı dost edindik, onların adamları ne istedilerse verdik dayattıkları sözleşmeleri imzaladık. Savaş bitti, sonuç ortada!. “Barışın kötüsü olmaz” diyorlar da, “Yurtta sulh, cihanda sulh” diye darbe yapmaya kalktılar bu ülkede ya hu! Allah zalimlere boyun eğmememizi, bizim onlarla savaşmamızı istiyor!. Gazze’li kardeşlerimizin direnişi insanlık için güzel bir örnek oldu. Savaşın da barışın da, bir çok şeyin iyisi de kötüsü de vardır. Biz iyilerden olalım inşallah. Allah (cc) bize ne buyuruyordu (Bakara 216)’da “Hoşunuza gitmese de savaş size farz kılındı. Hoşlanmadığınız........© Haber Vakti
