menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Cemil Tugay AK Parti’ye Geçerse İzmir Ne Kazanır?

16 0
11.08.2026

14 Ağustos iddiası büyüyor. Fakat asıl soru Cemil Tugay’ın hangi partiye geçeceği değil; kendisini yalnız bırakanlarla yeniden aynı masaya oturup oturmayacağı…

Bir süredir İzmir'in siyasi kulislerinde aynı soru dolaşıyor:

Cemil Tugay AK Parti'ye mi geçecek?

Ben bilmiyorum.

Gerçekten bilmiyorum.

14 Ağustos'ta ne olur, Cemil Tugay hangi kararı verir, AK Parti rozeti takar mı, bağımsız olarak yoluna devam mı eder; bunu bugün kesin cümlelerle söylemek bana gazetecilikten çok kehanet gibi geliyor.

O yüzden "kesin geçecek" demeyeceğim.

Ama şu kadarını söylemek mümkün:

Bu iddia artık sadece sosyal medyada birkaç kişinin ortaya attığı bir söylenti olmaktan çıktı.

AK Parti cephesinden "kapımız herkese açık" mesajları geldi. Cemil Tugay'ın Ankara'da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile görüşmesi yeni yorumları beraberinde getirdi. Ardından 14 Ağustos tarihi konuşulmaya başlandı. Son olarak Yeni Şafak'ın da Tugay'ın AK Parti'ye geçmesinin beklendiği yönündeki ifadeleri gündeme taşıması, söylentinin siyasi ağırlığını artırdı.

Fakat burada benim kafama takılan başka bir soru var.

Cemil Tugay AK Parti'ye geçerse ne olur?

Daha doğrusu...

İzmir ne kazanır?

Çünkü siyaset sadece rozet değiştirmek değildir.

Siyaset bazen insanın geçmişte yaşadıklarını da önüne koyar.

Bazen insanı yalnız bırakanlar, sonra neden yanında olmak ister?

Cemil Tugay'ın CHP ile yollarını ayırma gerekçesi zaten ortada.

18 Haziran'da yaptığı açıklamada, CHP'nin içinde bulunduğu "mutlak butlan" sürecinin partiye büyük zarar verdiğini, özellikle İzmir İl Başkanı'nın görevden alınmasını İzmir'in siyasi iradesine yapılmış bir haksızlık olarak gördüğünü söyledi ve CHP üyeliğinden istifa ederek görevine bağımsız devam edeceğini açıkladı.

Bu açıklamayı bir kenara yazmak gerekiyor.

Çünkü bugün konuştuğumuz mesele sadece AK Parti meselesi değil.

Biraz da yalnız bırakılma meselesi.

Cemil Tugay'ın İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemine baktığınızda, CHP içinde her şeyin güllük gülistanlık olduğunu söylemek mümkün mü?

Bence değil.

Bunu söylemek için kulis bilgisine bile ihtiyaç yok.

Yaşanan tartışmalar ortada.

En görünürlerinden biri işçi meselesiydi.

Çöp kamyonunun yanında duran belediye başkanı

2025 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin iştiraklerinde yaklaşık 23 bin işçinin katıldığı grev, kenti günlerce etkiledi.

Grev sırasında çöpler birikti.

İzmir'in görüntüsü değişti.

Ve Cemil Tugay, makam odasında oturup seyretmek yerine sokağa çıktı.

Çöp topladı.

Bu hareketi alkışlayan da oldu, eleştiren de.

Sendika cephesi bunu farklı değerlendirdi, Tugay ise belediyenin 4,5 milyon İzmirliye karşı sorumluluğunu öne çıkardı. Grev daha sonra anlaşmayla sona erdi.

Ben burada "kim haklıydı?" tartışmasına girmeyeceğim.

Çünkü mesele bundan daha büyük.

Mesele şu:

Bir belediye başkanı kendi partisinin güçlü olduğu bir şehirde, kendi siyasi çevresinden gelen ciddi eleştirilerle karşı karşıya kaldığında ne........

© Haber Gündemim